Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2017/14291 KARAR NO : 2018/5463 İçtihat

Üyemizin Özeti
Rucüen tazminat istemi, ilgilinin bahse konu tazminatın tamamının ödediği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir.
(Karar Tarihi : 18/05/2018)
YARGITAY 3.
HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2017/14291
KARAR NO : 2018/5463
Taraflar arasındaki rücuen tazmint davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen ve Yargıtayca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 13.01.2017 tarih ve 2016/1050 E.-2016/16 K. sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğundan bahisle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2017 gün ve 2017/42294 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz yoluna başvurulmakla, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacı, 1998-1999 yılları arasında Mardin Tarım İl Müdürlüğü'nde İdari ve Mali İşler Şube Müdürü olarak görev yapmakta iken, yapılan inceleme neticesinde bir kısım işçilere fazla mesai yapmamış olmalarına rağmen taraflarına mesai ücreti ödendiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine yapılan tüm ödemelerin sorumlu tahakkuk amiri ve ita amirlerinden tahsili yoluna gidildiğinin ve müvekkilinin de yargı kararı ile yapılan ödemelerden sorumlu tutulduğunu, Nisan 2005 yılı ile Kasım 2015 yılları arasında toplam 41.350 TL ödeme yaptığım belirterek, bu kapsamda davalı tarafa yapılan fazla ödeme tutarı olan 190 TL'nin kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın gerek yersiz ödemelerin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 66. maddesinde düzenlenen zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halde zenginleşme teşkil eden fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıllık, gerekse 6098 sayılı TBK'nın 82. maddesinde düzenlenen geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl her halde zenginleşmenin öğrenildiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı, yasal düzenlemeler ışığında yapılan değerlendirmeye göre davanın en geç 2009 yılı itibariyle zamanaşımına uğradığı, davalı tarafından da cevap dilekçesi ile itirazda bulunulduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık; rücuen tazminat istemine ilişkindir. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun rücu isteminde zamanaşımını düzenleyen 73. maddesinde; "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Tazminatın ödenmesi kendisinden istenilen kişi, durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmek zorundadır. Aksi takdirde zamanaşımı, bu bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte işlemeye başlar" hükmü düzelenmiştir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5. maddesinde ise; "(1) Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri, eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder. Ancak, bu sürelerin henüz dolmamış kısmı, Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen süreden uzun ise, yürürlüğünden başlayarak Türk Borçlar Kanunu'nda öngörülen sürenin geçmesiyle, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi dolmuş olur. (2) Türk Borçlar Kanunu ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibarıyla bu süre dolmuşsa, hak sahipleri Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar.
Ancak, bu ek süre, Türk Borçlar Kanununda öngörülen süreden daha uzun olamaz." hükmü düzenlenmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu'nda rücu davalannda zamanaşımına ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Ödeme tarihinden itibaren bir yıllık sürenin geçmesi ile rücuen tazminat davasının zamanaşımına uğrayacağı kuralı ise yargısal içtihatlar ile geliştirilmiştir.
Ancak 6098 sayılı TBK'nın 73. maddesi ile rücu davalarında zamanaşımı süresi ilk defa olarak yasal düzenleme altına alınmıştır. Maddenin ikinci fıkrası ile de, tazminatın ödenmesi kendisinden istenilen kişinin, durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmemiş olması halinde zamanaşımının, hangi tarihte işlemeye başlayacağı özel olarak düzenlenmiştir.
Somut olay, belirtilen bu yasal düzenlemeler ile birlikte değerlendirildiğinde; rücu istemi için getirilen iki yıllık zamanaşımı süresinin, 6098 sayılı TBK ile ilk kez düzenlendiğine ve davacı tarafın tazminatın tamamını ödeme tarihinin Kasım 2015 yılı ve 6098 sayılı TBK döneminde olduğuna göre; ödeme tarihinden itibaren iki yıllık sürenin uygulanacağı, dava tarihi itibariyle de bu sürenin dolmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı aleyhine hükmedilen ve Kasım 2015 tarihi itibariyle tamamı ödenen tazminatın rücuen tahsili için açılacak davada zamanaşımı süresinin TBK'nın 73. maddesi gereğince 2015 tarihinden itibaren işlemeye başladığının kabul edilmesi gerektiği, eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle de iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı hususunun nazarı dikkate alınması gerekirken, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HMK'nın 363/1. maddesine dayalı Kanun yararına temyiz isteğinin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, gereği yapılmak üzere kararın bir örneğinin ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 18.05.2018 gününde oybirliği ile karar verildi
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Borçlar Kanunu (Yeni) MADDE 73 :Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Tazminatın ödenmesi kendisinden istenilen kişi, durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmek zorundadır. Aksi takdirde zamanaşımı, bu bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte işlemeye başlar.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Aydın IŞIK
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 12-09-2018

THS Sunucusu bu sayfayı 0,01848698 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.