Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

13.Hukuk Dairesi 2005/4600 Esas 2005/10238 Karar İçtihat

Üyemizin Özeti
Adli Tıp Kurumu imza incelemesinde üst ve son mercii olmadığı gibi, esasen rapor sonuç doğrucu ve hüküm kurmaya elverişli değildir.

Öyle olunca mahkeme üniversitelerin güzel sanatlar bölümünden oluşturulacak bilirkişi heyetinden senetteki imzanın davalı eli ürünü olup olmadığına ilişkin Tetkik Mercii içerisindeki medarı tatbik imzalar ve 3.7.2001 tarihli oturumdaki imzaları incelenerek yeniden rapor aldırılmalıdır.
(Karar Tarihi : 16.06.2005)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Karar: Davacı 35 parseldeki payını amcası olan D ____'nin ısrarı ile onun oğlu olan davalı İsmail'e 19.11.1996 tarihinde 20.000 DM.a satıp devrettiğini, 1760 DM peşin ödenip 18.250 DM.lık bono verildiğini, bononun süresinde ödenmediğini, icraya konulduğunda imzaya itiraz edildiğini, imzanın amcası tarafından değiştirilerek atılması nedeniyle Adli Tıp tarafından davalı eli ürünü olduğunun tam olarak tespit edilemediğinin bildirildiğini, ancak alacağın varlığının sabit olduğunu ileri sürerek 18.250 DM karşılığı 15.968.750.000 TL.nın dava tarihinden faizi ile tahsilini istemiştir.

Davalılar, zamanaşımının dolduğunu, senedin sahte olduğunu, davalı İ____'in 4400 DM ödemek suretiyle payı satın aldığını borcu olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı tapudaki pay satış bedeli karşılığı verilen bononun ödenmediğini ve imzaya itiraz edildiğini, davalının imzasını kasten değiştirerek attığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalılar senedin sahte olduğunu pay bedelinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece arada resmi satış senedi olduğu, aksinin tanıkla ispatlanamayacağı ve yemin teklifinde de bulunulmadığına dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından ibraz edilen senedin Samsun İcra Tetkik Mercii Hakimliği 2000/596 esas sayılı dosyasında Adli Tıp incelemesinin yapıldığı, inceleme sonucunda dikkat çekici kısmı benzerlikler görülmekte ise de imzaların bitiriliş özelliğinin mukayeselerde yer almaması nedeniyle davalı eli ürünü olup olmadığı konusunda kesin bir kanaate varılamadığı bildirilmiştir. Rapora davacı tarafından itiraz edilmiş olup, Adli Tıp Kurumu imza incelemesinde üst ve son mercii olmadığı gibi, esasen rapor sonuç doğrucu ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Öyle olunca mahkeme üniversitelerin güzel sanatlar bölümünden oluşturulacak bilirkişi heyetinden senetteki imzanın davalı D____ eli ürünü olup olmadığına ilişkin Tetkik Mercii içerisindeki medarı tatbik imzalar ve 3.7.2001 tarihli oturumdaki imzaları incelenerek yeniden rapor aldırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenedir.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.6.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : İcra ve İflas Kanunu MADDE 170 :(Değişik madde: 09/11/1988 - 3494/33 md.)

Borçlu, 168 inci maddenin 4 numaralı bendine göre kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı yolundaki itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.

İcra mahkemesi duruşmadan önce yapacağı incelemede, borçlunun itiraz dilekçesi kapsamından veya eklediği belgelerden edindiği kanaata göre itirazı ciddi görmesi halinde alacaklıya tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir.

(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./47. md.) İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır. İnkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın (Değişik ibare: 6352 S.K.-02.07.2012/m.35) "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere inkar tazminatına ve takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edilir ve itiraz reddedilir. Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa, hükmolunan tazminatın ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve davanın borçlu lehine sonuçlanması halinde daha önce hükmedilmiş olan tazminat ve para cezası kalkar.

(Değişik cümle: 17/07/2003 - 4949 S.K./47. md.) İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa, para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan para cezası kalkar.


BORÇLUNUN KAMBİYO HUKUKU BAKIMINDAN ŞİKAYETİ:
MADDE 170/a.

(Ek madde: 18/02/1965 - 538/85 md.)

Borçlu, alacaklının bu fasıl hükümlerine göre takip hakkı olmadığını 168 inci maddenin 3 üncü bendine göre şikayet yolu ile ileri sürebilir.

İcra mahkemesi müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyle, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re'sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir.

(Ek fıkra: 09/11/1988 - 3494/34 md.) Her ne suretle olursa olsun, imza inkarı itirazı geri alınmış veya borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise bu madde hükmü uygulanmaz.


UYGULANACAK DİĞER HÜKÜMLER:
MADDE 170/b.

(Değişik madde: 17/07/2003 - 4949 S.K./48. md.)

61 inci maddenin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları ve 62 ila 72 nci maddeler bu fasıl hükümlerine aykırı olmadıkça, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip hakkında da uygulanır.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Ufuk BOZOĞLU
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 14-12-2017

THS Sunucusu bu sayfayı 0,01855898 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.