Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Esas: 2014/5-1405, Karar: 2016/1059 İçtihat

Üyemizin Özeti
Davacılara ait taşınmazın tamamı imar planında pazar yeri olarak ayrılmıştır; böylece davaya konu taşınmazda idarenin fiili el atması olmasa da imar kısıtlamasına dayalı hukuki el atması söz konusu olup; bu tür iddialara mesnetle ikame olunan davaya bakma görevi idari yargıdadır.
(Karar Tarihi : 16.11.2016)
Taraflar arasındaki "kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesince yargı yolu sebebiyle davanın usulden reddine dair verilen 15.05.2012 gün ve 2011/504 E.-2012/196 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davacılar vekilince istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 22.01.2013 gün ve 2012/20155 E.-2013/663 K. sayılı kararı ile;

(...Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, idari yargının görevli olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

Yapılan incelemede, davaya konu taşınmazın imar planında pazar yeri olarak ayrıldığı ve el atılmadığı tespit edilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benzer konudaki 15.12.2010 gün ve 2010/5 - 662/651 sayılı kararı uyarınca imar planında yol, okul, yeşil alan, pazar yeri gibi kamu hizmetine ayrılmış bulunan yerlere el atılmamış olsa dahi bedeline hükmedileceğine dair karar da gözetilerek, 3194 Sayılı İmar Kanununun 10. maddesi amir hükmü uyarınca 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde davalı Belediyece ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması sebebiyle taşınmaz bedeli ödenmelidir.

Öte yandan bir dosyaya dair olarak verilmiş Uyuşmazlık Mahkemesi kararı bulunmadığı sürece taşınmazın aynına dair bu davanın görülme yeri 16.05.1956 gün ve 1/6 Sayılı İçtihatı Birleştirme kararı uyarınca adli yargıdır.

Bu itibarla işin esasına girilerek taşınmazın imar planında yol, okul, yeşil alan, pazar yeri gibi ilk kez kamuya özgülendiği tarih belirlenip, gerekli inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre hüküm kurmak gerektiği gözetilmeden mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi,

doğru görülmemiştir....)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece davalı idarenin kamu gücü kullanarak yaptığı imar planında tek yanlı irade ile taşınmazı pazar yeri olarak ayırdığı, taşınmazın bedelini de tazmin etmediği, idarenin yaptığı bu eylemin zararlandırıcı bir eylem olduğu ve İdari Yargılama Usulü Yasasının 2/1-b maddesi uyarınca tam yargı davasının konusunu teşkil edeceği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olması sebebiyle davanın yargı yolu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece yukarda başlık bölümünde açıklanan gerekçelerle hüküm bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Direnme kararını davacılar vekili temyize getirmiştir.

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacıların paydaşı olduğu taşınmazda idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemi henüz bulunmamasına rağmen, imar planında pazar yeri olarak ayrılması sebebiyle açılacak, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine dair davaya adli yargı yerinde mi yoksa idari yargı yerinde mi bakılacağı noktasında toplanmaktadır.

İdari bir işlem niteliğinde olan imar planıyla umumi hizmetlere ayrılan yerlerde kişilerin taşınmaz malları üzerindeki haklarına, imar planıyla bir takım kısıtlamalar getirilmekte olup, kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen idare, maliklerin taşınmaz üzerindeki tasarruf haklarını belirsiz bir süre için kullanılamaz hale getirmektedir. Bu durumda açılacak tazminat davalarının idari yargıda bakılması gerekmektedir.

Nitekim Yargıtay HGK'nun 30.10.2013 gün ve 2013/5-603 E., 2013/1503 K. sayılı ilamında da aynı ilke benimsenmiştir.

Bu açıklamalar çerçevesinde somut olaya bakıldığında, davacıların paydaşı olduğu Antalya İli Konyaaltı İlçesi, A___ mahallesi ___ ada ___ parselde kayıtlı taşınmazın tamamının imar planında pazar yeri olarak ayrıldığı, yürürlükte olan imar planına göre taşınmazın, özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğu anlaşılmakta olup, bu haliyle davaya konu taşınmaz hakkında idarenin fiili bir el atması bulunmasa da imar kısıtlamasına dayalı hukuki el atması bulunmaktadır.

Az yukarda belirtildiği üzere, bu tür iddialara karşı açılacak davalarda, idari yargı görevli olduğundan yerel mahkemenin direnme kararı yerinde olup direnme kararının onanması gerekmiştir.

KARAR : Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarda açıklanan sebeplerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : İmar Kanunu MADDE 10 :Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.

İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Nevra ÖKSÜZ
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 12-09-2017

THS Sunucusu bu sayfayı 0,04472303 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.