Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2014/22584 E., 2017/4410 K. İçtihat

Üyemizin Özeti
Dosya içerisinde yer alan davacının fotoğraflarından yüzündeki izlerin sabit nitelikte olduğu anlaşılması bakımından, davacının Sosyal Hizmetler Bölümü öğrencisi olup ileride yüzündeki izlerin mesleğe kabulden sonra yapmış olduğu işin sosyal nitelikte insanlarla sürekli iletişim içerisinde olmasını gerekli kıldığı da gözönüne alındığında kişinin yüzündeki yaralanma sonucu oluşan izlerin yalnızca mesleğe kabulde değil kariyer olarak mesleğinde yükselmesinde de etkileri değerlendirilip açıklanan yönlerden gerekli araştırma yapılarak davacının yüzündeki sabit iz niteliğindeki yaralanma nedeni ile ekonomik geleceğin sarsılması sonucu oluşan zararın uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
(Karar Tarihi : 24.04.2017)
Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : B ____ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/07/2014
NUMARASI : 2012/411-2014/444
DAVACI : B ____ G ____
DAVALILAR: 1-A ____ G ____
2-S ____ J ____ Sigorta A.Ş.

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı S ____ J ____ Sigorta A.Ş. Vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; 12/08/2012 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı A ____ G ____ sürücüsü olduğu ve diğer davalı tarafından zorunlu trafik sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kazada davacının kolunda, omuzunda ve yüzünde ciddi yaralanmaların meydana geldiğini, uzun süre tedavi gördüğünü ve ameliyatlar olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın S____J ____ Sigorta A.Ş. poliçe limit ile sınırlı olmak üzere davalılardan, ayrıca 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı A____ G ____'dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 16/06/2014 havale tarihli ıslah dilekçesinde özetle; davacı B ____ G ____'in uğramış olduğu 20.000,00 TL müstakbel gelir kaybından doğan maddi tazminatın, 6.331,00 TL tedavi giderinin ve 181,48 TL geçici iş görmezlikten doğan maddi tazminatının davalı A ____ G ____'dan kaza tarihinden itibaren diğer davalı S ____ J ____ Sigorta A.Ş. den ise poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili; tedavi masraflarından SGK'nun sorumlu olduğunu ve geçici iş göremezlik ödeneğine ilişkin taleplerin poliçe kapsamında olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı A ____ G ____; duruşmadaki beyanında kaza yapan aracın sürücüsü olduğunu ve davacıya 6 ay maddi ve manevi yardımda bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 16.512,48 TL maddi tazminatın davalı A ____ G ____'dan olay tarihi olan 12/08/2010 tarihinden, diğer davalı S____ J____ Sigorta A.Ş.'den ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 12/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı A____ G ____'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı S ____ J ____ Sigorta A.Ş. Vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava Borçlar Kanunu'nun 46. maddesi (6098 sayılı TBK m. 54) gereğince bedensel zarara uğranılması nedeniyle maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali BK m. 46/I'de özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince "Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir". Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu'nun 46. maddesinde belirtilen "bütün masraflar" deyimi çok geniş kapsamlıdır. Bu giderlere zarara uğrayanın katlanmak zorunda kaldığı bütün giderler dahildir. Ayrıca kural olarak ileride yapılması zorunlu tedavi giderlerinin önceden istenmesi de mümkündür. "Estetik zarar" olarak nitelendirilebilecek tedavi gideri niteliğindeki yapılması zorunlu estetik ameliyat giderlerinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerekmektedir.

Davacı vekilinin, maddi tazminata ilişkin talebini de açıkladığı 16.06.2014 tarihli ıslah dilekçesinde müvekkilinin trafik kazası sonucu yaralandığını, kaza sonucu yüzünde sabit iz kaldığını belirterek estetik ameliyat gideri 6.000,00.-TL, tedavi gideri 331,00 TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan tazminat 20.000,00 TL ve geçici iş görmezlikten doğan 181,48 TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur.

Dosya kapsamında bu hususta aldırılan Ondokuz Mayıs Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin 22/05/2014 tarih ve 1070 sayılı raporunda davacı B ____ G ____'in vücudundaki tüm skarların kalıcı olup, sol malor bölgeye "skar revizyonu", sol yüz yarısına "dermaabrasyon" yapılabileceği, bu operasyonların izlerinin de kalıcı olacağı, operasyonların maliyetinin 5.000-6.000 TL arasında olabileceğinin tahmin edildiği mütalaa olunmuştur.

Tedavi yalnızca tam sıhhate kavuşma için değil kısmen de olsa yapılacak tıbbi müdahale ile iyileşme sağlanmasının mümkün olduğu hallerde zorunlu ise insanın bedensel ve ruhsal sağlığı için gereklidir. Görüldüğü üzere bilirkişi raporunda davacının yüzündeki sabit izlerin kısmen de olsa yapılacak tıbbi uygalamalar ile giderilebileceğinin değerlendirildiği göz önüne alınarak davacının yüzündeki izlerin kısmen de olsa giderilmesi bedensel ve ruhsal sağlığı bakımından zorunlu olup bilirkişi raporlarında belirtilen bu tedavi için gereken giderin belirlenerek hüküm kurulmuş olduğu gözetilerek davalı sigorta şirketi vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan (3.bent hariç) estetik ameliyat giderleri nedeniyle hükmedilen 6.000 TL ve 10 günlük geçici iş gücü kaybı nedeniyle hükmedilen 181,48 TL tazminata ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2-Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar BK m. 46/I'de "iktisaden mahrum kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zararlar" şeklinde ifade edilmiştir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin bu ihlâl nedeniyle ekonomik geleceği sarsılmış olabilir. Bu tür zararlar çalışma gücünün tamamen veya kısmen kaybı nedeniyle ortaya çıkan zararlar dışında ekonomik geleceğin sarsılmasının meydana getirdiği zararlardır. Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar müstakbel zararlardır ve bu zararlar çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir. Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişi çalışma gücünde bir azalma meydana gelmese dahi iş piyasasında yeni bir iş bulmakta veya eski işini korumakta güçlük çekmekte veya aynı işte çalışsa dahi ihlâlden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalmaktadır. Hatta bu kişiler ihlâl fiili neticesinde işlerinden tamamen de çıkarılabilirler. Olayımızdaki gibi zarar görenin genç bir kız olması halinde bu kişinin evlenme şansının azalması veya beden şeklinin önemli derece değişmesi nedeniyle kaybetmesi ya da mesleğinde yükselmesine engel olması gibi hallerde de zarar görenin ekonomik geleceğinin sarsıldığından bahsedilir.
Vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ekonomik geleceğin sarsılması özellikle mesleği nedeniyle toplumla sürekli iç içe olan kişiler bakımından ayrıca önem arz etmektedir. Örneğin, vücut bütünlüğü ihlâl edilen bir bayan sinema sanatçısının, halkla ilişkiler bölümünde çalışan bir kişinin ya da sağlık alanında doktor, hemşire olarak görev yapmakta olan kişilerin yüzünde sabit bir iz kalması, bu kişilerin çalışma güçlerinde fiilen bir eksiklik meydana getirmemekle birlikte iş bulmalarını imkânsızlaştırabilecek, zorlaştırabilecek ya da kariyer olarak yükselmelerine engel olabilecektir. Bu gibi durumlarda zarar gören ekonomik geleceği sarsılarak zarara uğratılmış olur (OĞUZMAN Kemal / ÖZ Turgut, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. B, İstanbul 2009, s. 562).
Somut olayda davacı vekilince davacının kaza sonucu yüzünde sabit iz kaldığından ekonomik geleceğin sarsılması nedeni ile 20.00,00 TL maddi tazminat talep edilmiş, mahkemece davacının Anadolu Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümü öğrencisi genç bir kız olması, iş hayatında çehrede sabit eser oluşması nedeniyle sıkıntı yaşayacağı, Borçlar Kanunu'nun 42/2. maddesi uyarınca uğranılan maddi zararın kapsamının ve parasal değerinin mahkemece takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle 10.000,00.TL müstakbel gelir kaybı nedeniyle tazminata hükmedilmiştir.

Dosya içerisinde yer alan davacının fotoğraflarından yüzündeki izlerin sabit nitelikte olduğu anlaşılması bakımından, davacının Sosyal Hizmetler Bölümü öğrencisi olup ileride yüzündeki izlerin mesleğe kabulden sonra yapmış olduğu işin sosyal nitelikte insanlarla sürekli iletişim içerisinde olmasını gerekli kıldığı da gözönüne alındığında kişinin yüzündeki yaralanma sonucu oluşan izlerin yalnızca mesleğe kabulde değil kariyer olarak mesleğinde yükselmesinde de etkileri değerlendirilip açıklanan yönlerden gerekli araştırma yapılarak davacının yüzündeki sabit iz niteliğindeki yaralanma nedeni ile ekonomik geleceğin sarsılması sonucu oluşan zararın uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

3-25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa'nın 59. maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği," öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacının poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'na göre zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinden kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
Somut olayda mahkemece davacı tarafça dosyaya ibraz edilen fatura içeriklerine göre kabul edilen 331,00.TL tedavi gideri (300,00 TL özel oda ücreti+31,00 TL poliklinik muayene ücreti) 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi kapsamında olup dava dışı SGK'nın sorumluluğunda olduğundan, zarara neden olan aracın davalı sigortacısı sorumlu olmayıp, belgeli tedavi gideri yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
KARAR : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı S ____ J ____ Sigorta A.Ş. Vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı S ____ J ____ Sigorta A.Ş. Vekili ve davacı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı S ____ J ____ Sigorta A.Ş. Vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı S ____ J ____ A.Ş. ve davacıya geri verilmesine 24.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan Üye Üye Üye Üye
A.Ş.Sertkaya M.Özcan H.Tuztaş R.Eğri B.Aydın


Karşılaştırıldı.
S.İ. H.D
Üye Notu : Haksız fiil sonucu kişide meydana gelen kalıcı izler ile ilgili olarak maluliyet olmasa dahi maddi tazminata hükmedilebileceğini belirten emsal az bulunabilecek bir karar..İyi çalışmalar..
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Borçlar Kanunu (Yeni) MADDE 54 :Bedensel zararlar özellikle şunlardır:

1. Tedavi giderleri.

2. Kazanç kaybı.

3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.

4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Murat BÖLÜKBAŞ
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 15-06-2017

THS Sunucusu bu sayfayı 0,05754900 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.