Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Afiş Asma Kabahati

Yazan : Av.M.Lamih Çelik [Yazarla İletişim]


AFİŞ ASMA KABAHATİ


Av.M.Lamih ÇELİK
Şanlıurfa Belediyesi Hukuk İşleri Müd.V.






Anayasa Mahkemesine göre ;”İdarenin hizmetlerini gereği gibi ve ivedilikle görebilmesi için, yaptırım uygulama yetkilerine gereksinimi vardır. Gelişen, büyüyen, çeşitlenen ve çoğalan toplumsal gereksinmeleri yerinde,zamanında ve etkin bir biçimde karşılayabilmek için çağdaş yönetimlerde idareye geniş ve değişik alanlarda yaptırım yetkileri tanınmaktadır.”(Anayasa Mahkemesi 23.10.1997 T. E.1997/19 K. 1997/66, RG 16.01.1999 -23585)İdare bu yetkilerle, kamu düzeni ve güvenliğini, kamu sağlığını, ulusal servetleri zamanında ve gereği gibi koruyabilir. Bu nedenle, idareye, geniş ve çeşitli yaptırımlar uygulama yetkisi tanınmıştır. Kişilere, idare hukuku alanındaki düzene aykırı davranışları nedeniyle verilen idarî cezalar, idarî yaptırımların en önemlilerinden biridir. Para cezaları, idarî cezalar arasında yer almaktadır. İdarî para cezalarını diğer cezalardan ayıran en belirgin nitelik, onların idarî makamlar tarafından verilmesidir.”(Anayasa Mahkemesi 15.5.1997 T. E.1996/72 K. 1997/51-RG 01.02.2001-24305)İdari para cezaları, kanunla yetkili kılın­mış idari organlar tarafından verilmiş olmaları nedeniyle birer idari işlem niteliğinde sayılırlar. İdari para cezası, mahkemelerin yükünü azaltmak ve cezaların hızla uygulanabilmesini sağlamak amacıyla, bir yargı kararı olmadan idare ve idaredeki görevlilerce uygulanan yaptırımlardır. İdari nitelikte bir yaptırım olarak para cezası verilmesi kişinin lehinedir. Çünkü bu cezalar adli sicile kaydedilmez ve ödenmediği takdirde hapis cezasına dönüştürülmez.

Kabahatleri suç olmaktan ve ceza kanunlarının kapsamı dışına çıkarma eğiliminin bir sonucu olarak eski Türk ceza kanununda yer alan kabahatler yeni Türk ceza kanununda yer verilmeyerek ayrı bir kanun olarak düzenlenmiştir. 5326 sayılı kabahatler kanunun 3.maddesi ile bu kanunun genel kanun niteliğinde olduğu belirtilerek, kanunun genel hükümlerinin diğer kanunlardaki kabahatler hakkında da uygulanacağı hükme bağlanmıştı. Ancak Kabahatler Kanunu’nun "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesi, Anayasa Mahkemesi’nin 1.3.2006 gün ve E:2005/108, K:2006/35 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda kabahatler kanununun 3.maddesi 5560 Sayılı Kanununun 31.maddesi ile yeniden düzenlenmiş [2]ve değişiklik metni 19.12.2006 Tarih ve 26381 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Yeni düzenleme şöyledir;” MADDE 3 – (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,uygulanır."Buna göre idari para cezası öngören kanunlarda eğer cezaya itiraz merci ve süresi belirtilmiş ise görevli ve yetkili mahkeme olarak o yere itiraz edilecektir.Ancak bir kanunda para cezası öngörülmüş ancak bu cezaya karşı başvurulacak kanun yollarıyla ilgili bir düzenleme yoksa görevli mahkeme sulh ceza mahkemesi olacaktır.

Kanunun 2.maddesinde suç gibi kabahatinde bir haksızlık oluşturduğu belirtilmiştir.Anılan Kanun’un 16. maddesinde, kabahatler karşılığında uygulanacak olan idari yaptırımların “idari para cezası” ve “idari tedbirler”den ibaret bulunduğu; “idari tedbirler”in de mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirler olduğu belirtilmiştir.5326 sayılı kabahatler kanununda belediye zabıta görevlilerince verilebilecek cezalar düzenlenmektedir. Belediye zabıta yönetmeliğinin 10-a-23 maddesinde kabahatler kanunu ile verilen görevleri yerine getirmek sayılmıştır. Belediye Zabıtası belediye sınırları içerisinde görevli ve yetkilidir.Ayrıca,mücavir alanlarda kanunlarla belediyenin yetki ve sorumluluğuna verilmiş hizmetler bakımından da yetkili ve görevlidir. (Zabıta Yönetmeliği md.8/1)

Biz bu yazımızda 5326 s. Kabahatler Kanununun (KK) 42. maddesinde düzenlenen “Afiş asma Kabahati” üzerinde duracağız. Bu inceleme yapılırken, çeşitli düzenlemeler ve bağlı olduğu sonuçları açısından diğer ilgili mevzuat üzerinde durulacaktır.

Anılan maddenin metni şöyledir:

Afiş asma

MADDE 42.- (1) Meydanlara veya parklara, cadde veya sokak kenarlarındaki kamuya ait duvar veya alanlara, rızası olmaksızın özel kişilere ait alanlara bez, kağıt ve benzeri afiş1 ve ilan asan kişiye, yüz Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Aynı içerikteki afiş ve ilanlar, tek fiil sayılır.

(2) Birinci fıkra hükmü, yetkili makamlardan alınan açık ve yazılı izne dayalı olarak asılan afiş ve ilanlar açısından uygulanmaz. Bu izinde, afiş ve ilanın asılacağı zaman dilimi açık bir şekilde gösterilir. Bu afiş ve ilanlar izin verilen gerçek veya tüzel kişi tarafından bu sürenin dolmasını müteakip derhal toplatılır. Toplatma yükümlülüğüne aykırı hareket edilmesi halinde birinci fıkra hükmüne göre idari para cezası verilir.

(3) Bu afiş ve ilanların kaldırılmasına ilişkin masraflar da ilgili kişilerden ayrıca tahsil edilir.

(4) Bu kabahatler dolayısıyla idari para cezasına, kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir.

(5) Özel kanunlardaki hükümler saklıdır.

Afiş asma fiili önceden 765 sayılı Mülga Türk Ceza Kanununun 536.maddesi2 hükmü gereğince suç teşkil ediyorken bu kez kabahat fiiline dönüştürülmüş bulunmaktadır. 3Toplumun tüm bireylerinin kullanımına tahsis edilmiş bulunan meydan ve parklara, cadde veya sokak kenarlarındaki kamuya ait duvar veya alanlara; yetkili makamlardan açık ve yazılı bir izin alınmadıkça, bez,kağıt ve benzeri afiş veya ilan asılması 42.madde ile kabahat olarak tanımlanmıştır. Belediye tarafından ilan ve reklam için ayrılmış panolara, izin almaksızın asmak,belediye bu yerleri özel tüzel kişilere ihale ile vermiş olsa dahi izin almaksızın afiş asmak,Kamuya ayrılmış köprü ayağına,cami eklentisine izin almaksızın afiş asmak fiilleri yargıya konu olmuş olaylardır.

Görüntü kirliliği oluşturan bu şeyler, özel kişilere ait alanlara da, sahibinin rızası bulunmadıkça asılamaz.

Doğal olarak, bu tür afiş ve ilanlar tek nüsha olmayacağından aynı içerikte olmak kaydıyla, sayısı ne kadar olursa olsun, bütün afiş ve ilanlar tek fiil olarak kabul edilmektedir. “Böylece, birinci fıkra hükmünde özel bir içtima hükmüne yer verilmiştir.”(Tasarı gerekçesinden)

Yetkili makamdan verilen izne dayalı olarak afiş ve ilan asılması durumunda, fiil hukuka uygun olacaktır. Ancak bunun sağlıklı kontrolü için izin yazısında afiş ve ilanın asılacağı zaman dilimi açıkça gösterilmelidir.

İzinde gösterilen sürenin sonunda afiş ve ilanların, izin alan kişi tarafından derhal toplatılmaması kabahat oluşturmaktadır.Bu kabahatleri işleyenlere kolluk kuvvetleri ve zabıta görevlileri 125,00 YTL-3.805,00 YTL arasında para cezası verebilir.(md. 42/1-2)

İşlenen kabahatin içeriği,failin kusuru,gerçek veya tüzel kişinin ekonomik durumu göz önünde bulundurularak,verilecek ceza en az cezanın üzerinde bir miktar olarak belirlenebilir bu durumda takdirin gerekçesi İdari Karar Yaptırım Tutanağı’nın “elde edilen Deliller” bölümünde belirtilecektir.4

İlgili tarafından toplanmadığı için, bu afiş ve ilanların belediyece toplatılması halinde, ayrıca toplatma masrafı da tahsil edilir.(md. 42/3)

Soruşturma zamanaşımı kavramı ile işlenen kabahatle ilgili olarak belediyenin ceza verilebilme süresi anlatılmaktadır .Bu süre içinde belediye herhangi bir ceza veremezse süre geçtikten sonra ceza vermesi mümkün değildir.

Kabahatler Kanunu’nun 20. maddesinin 4. fıkrasına göre soruşturma zamanaşımı süresi, kabahate ilişkin tanımdaki fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlar.
Tahsil Zamanaşımı ile verilen cezanın kanunda belirlenen sürede uygulanmaz veya ceza tahsili için gerekli işlemler yapılmaz ise süre geçtikten sonra belediye verdiği ceza için icra işlemi başlatamayacağı anlatılmak istenilmektedir.

Maktu para cezası öngörmesi ve idari para cezası miktarı 10.000 YTL den az olması nedeniyle hem soruşturma hem de tahsil zamanaşımı süresi 3 yıldır.

I. Afiş asma konusunu düzenleyen diğer Yasal Düzenlemeler

Kabahatler kanunun 42.maddesinin son fıkrasında “ Özel kanunlardaki hükümler saklıdır. “ denilmektedir.Bu çerçevede Afiş asma konularını düzenleyen diğer yasal düzenlemeleri ele alıp inceleyeceğiz.

a) 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun
Kanunun genel gerekçesinde yer aldığı üzere Seçim dönemindeki afiş ve ilanlar hakkında kabahatler kanunu uygulanmaz. Seçim mevzuatındaki maddeler uygulanır.

Propaganda için afiş ve duvar ilanları ile her boyda parti flamaları, propaganda bayrakları İlçe Seçim Kurullarınca gösterilecek yerlere asılır.(m.60/1) Gösterilen yerlerden başka herhangi bir yerde parti bayrağı, afiş ve propaganda flamaları ile ilân asılması, yapıştırılması veya teşhiri yasaktır.5(m.61/1)Bu suretle asılan, yapıştırılan veya teşhir edilen bayrak, afiş ve flamalarla ilanlar, ilçe seçim kurulu kararı ile kaldırılır, kaldırma için yapılan masraflar, bu bayrak ve flamalarla ilânların ait olduğu partiler veya bağımsız adaylarca ödenir. (m.61/2)
Parti genel merkezlerinde, il, ilçe, belde merkez binaları ile kapalı yerlerde ve parti taşıtlarında, adayların özel taşıtlarında, konvoylarda, mitinglerde, miting alanlarında, kapalı salon toplantılarında, miting ve toplantı günü kullanılan afiş, bayrak, flama ve benzerleri bu hükmün dışındadır.(m.60/2) Hiçbir siyasî parti veya bağımsız adayca oy verme gününden 20 gün önce duvar ilânı flama veya bayrak asılamaz.(m.60/son) Bu Kanun hükümlerine göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir.(m.175(Değişik madde ve başlığı: 5728 - 23.1.2008 / m.315)

Yüksek Seçim Kurulu’nun konuya ilişkin 08/05/2007 tarih ve 246 nolu kararı6

“Halkın bir konuda bilgilendirilmesi, bir ürün ve bir hizmetin halka duyurulması, bir etkinliğe kamuoyunun ilgi ve dikkatinin çekilmesi amacıyla kullanılan ilan ve reklam yerleri (Bilboard, Pano v.s.) kamuoyunun yaşantısında önemli bir yer tutmaktadır.

Seçime katılan siyasi partiler ve bağımsız adaylara eşit sayı ve eşit ücret karşılığında olmak kaydıyla, ilan ve reklam yerlerinin (Bilboard, Pano v.s.) tahsisine yasal bir engel bulunmadığından seçimlerde propaganda aracı olarak kullanılması da yasaklanamaz.

Belediye başkanlıklarına ait ilan ve reklam yerlerinin (bilboard, pano v.s.) kullanımının kira akdiyle özel kişi ve kuruluşlara verilmiş olması halinde bu yerlerin özel amaçla kullanımı esastır. Ancak, söz konusu yerlerden seçim dönemlerinde siyasi partilerin ve bağımsız adayların da yararlanmak istemeleri ve bu yerlerin siyasi propaganda amacıyla kullanılmasına izin verilmesi halinde, bu isteklerin ilçe seçim kurulu başkanlığına yapılması ve ilçe seçim kurulunca da tüm siyasi partilere ve bağımsız adaylara duyuru yapılarak söz konusu yerlerden yararlanmak isteyip istemediklerinin sorulması ve yararlanmak isteyenlere eşit yer ve zaman ayrılarak eşit ücretle kullandırılması yoluna gidilmesi gerekmektedir.

Yapılan bildirim üzerine seçime katılan siyasi partiler ve bağımsız adayların tümünün istekte bulunmaması halinde, istekli sayısına göre tahsisin yapılması yoluna gidilmelidir.

Yukarıda belirlenen usul ve esaslara aykırı davranış, seçimlerin tarafsızlık ve eşitlik içerisinde yapılması ilkesine aykırılık oluşturur. İlçe seçim kurullarınca, bu tür tahsis işlemleri derhal durdurulmalı ve ilan ve reklam yerlerindeki afişlerin kaldırılarak yukarıda belirlenen usul ve esaslara uygun duyuru yapılarak kullanımının sağlanması gerekir.

Belediyelerin gözetim ve denetiminde kullanılmakta olan raylı araçların ve bu araçların bulunduğu yer altı ve üstü merkezlerinin ve raylı araçların içerisinde bulunan reklam monitörleri gibi yer ve araçların kamu malı olması nedeniyle siyasi propaganda aracı olarak kullanılamaz.

298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun’un kamu araçları için uygulanan yasaklayıcı hükümlerinin, seçim dönemlerine özgü olarak, kamu hizmeti yapan özel halk otobüsleri ve benzeri toplu ulaşım araçları hakkında da uygulanması kaçınılmazdır.
Bu nedenle, seçim dönemlerinde söz konusu araçlarda siyasi propaganda içeren afiş, flama ve posterlerin asılması ve taşınması yasaktır. “

b) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu

“Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasî veya ideolojik amaçlı bildiri,afiş , pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek” şeklinde eylemleri tespit edilen memurlara Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmektedir.(m.125/E-b)

c) 5149 Sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun7

Spor ahlakına aykırı, tahrik edici, aşağılayıcı, dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet, etnik ve siyasi ayrımcılığa yönelik …. afiş veya pankartların müsabaka alanına veya yakın çevresine asılması yasaktır.(m.17/1) Buna aykırı davranan kişilere beşyüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir.(m.23 (Değişik: 5728 - 23.1.2008 / m.535) il/ilçe spor güvenlik kurulunun yapacağı inceleme sonucunda mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından ilgili hakkında idari para cezaları veya tedbirlerin uygulanmasına karar verilir.(m.28(Değişik: 5728 - 23.1.2008 / m.537)

AyrıcaMADDE 23 - 17 nci maddenin birinci fıkrasına aykırı davranan kişilere beşyüzmilyon lira, eylemin tekrarı halinde ise birmilyar lira idari para cezası verilir.

17 nci maddenin ikinci fıkrasına aykırı davranan kişilere birmilyar lira, tekrarı halinde ikimilyar lira idari para cezası verilir. Fail, kulübün veya bir taraftar derneğinin mensubu ise suçun tekrarı halinde mensubu bulunduğu kulüp veya dernek hakkında da üçmilyar lira idari para cezası verilir. kişilerin kimlik bilgileri, müsabakanın veya eylemin yapıldığı mahallin emniyet birimlerince fotoğraflı olarak kaydedilir ve bu kayıtlardaki kişiler takibe alınır.(m.28/son)

d) 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu

Grev uygulanan işyerinde, "Bu işyerinde grev vardır" lokavt uygulanan işyerinde de, "Bu işyerinde lokavt vardır" ibareleri dışında, sözü edilen işyerleri çevrelerinde afiş , pankart gibi ilan araçlarını asan veya yazı yazanlarla, işyeri ve çevresinde uygulanan grev sebebiyle kulübe, baraka, çadır gibi barınma yerleri yapanlar veya yaptıranlar altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(m.79 Değişik 2. fıkra: 5728 - 23.1.2008 / m.398))

DİPNOTLAR:

1 Afiş sözlük anlamı;İlan,herkesin görüp okuyabileceği biçimde bir yere asılan ilan,duyuru,reklam (Şafak,Ali,Hukuk Sözlüğü,Selim kitabevi s.12)

2 “Dava konusu afişleri, belediye tarafından ilan ve reklam için ayrılmış panolara, izin almaksızın asmak şeklindeki eylem, mülga TCK 536/1. maddesi kapsamındaki suçu oluşturur. “(Yargıtay 9. CD E. 2002/1587 K. 2002/1753 T. 16.9.2002)

“(Mülga) TCK.nun 536/1. maddesinde tanzim edilen eylemin; belediyenin önceden hazırlayıp bir özel hukuk tüzel kişisine kiraya verdiği yerler üzerinde işlenmiş olması, suç olma niteliğini değiştirmez. (Yargıtay 9. CD E. 2002/1645 K. 2002/2050 T. 17.10.2002)”

“Kamuya ayrılmış köprü ayağına afiş asmak (mülga)TCK'nın 536/2. maddesindeki suçu oluşturur. (Yargıtay 9. CD E. 2003/1495 K. 2003/1837 T. 16.10.2003) Cami eklentisi ve kilise duvarına afiş asmak eylemi TCK.nun 537/2. maddesine muhalefet suçunu oluşturur. “(Yargıtay 9. CD E. 2003/435 K. 2003/530 T. 10.4.2003)”

“Sanığın, bir ucunu bağlayarak asıp kaçtığı pankartın üzerindeki yazının kolaylıkla okunabildiğinin tutanak tanıkların ifadelerinden anlaşılması karşısında suç tamamlanmıştır. “(Yargıtay 9. CD E. 1995/2663 K. 1995/3247 T. 5.5.1995)”

“Sanık M. Sağlık'ın aynı gün iki ayrı yere pankart asma eylemlerinin tek suçu oluşturduğu gözetilmeden ayrı suçlar olarak hükmedilmesi, doğru görülmemiştir.”( Yargıtay 9. CD E. 1991/3331 K. 1991/3601 T. 11.10.1991 )”

3 “Mahkeme, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 536. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “... siyasal… amaçlarla işlenir...” sözcüklerinin Anayasa’nın 2. maddesi ile 67. maddesinin birinci ve 68. maddesinin ikinci fıkralarına aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Ancak, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda, yürürlükten kaldırılan 765 sayılı Kanun’un 536. maddesi hükümlerine yer verilmemiştir. Bu maddede düzenlenen izinsiz afiş asma eylemi 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 42. maddesinde kabahat olarak tanımlanmış ve haksız eylemin karşılığında da idari para cezası öngörülmüştür. (Anayasa Mahkemesi Kararı E : 2003/3 K : 2005/87 T. 23.11.2005)”

4 İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü 13.09.2005 tarih ve 2005/94 sayılı genelgesi bkz.önmez,Mustafa,Belediye Zabıtası Rehberi,Mahalli İdareler Derneği Yayını Ankara-2007 s.417

5 “Siyasi partilerin Türkçe'den başka dillerle yazılmış ibareler bulunan afiş kullanamazlar. “(DANIŞTAY 10. D E. 2000/3912 K. 2003/225 T. 23.1.2003)

“Yasal olsa bile bir siyasi partiye ait afişlerin izinsiz olarak asılması eyleminin (mülga) TCK.nun 536. maddesine aykırılık suçunu oluşturur. “(Yargıtay 9. CD E. 2003/692 K. 2003/1175 T. 23.6.2003 )

6 http://www.ysk.gov.tr/ysk/docs/Kararlar/2007Kararlar/2007-246.htm / erişim tarihi:11/04/2008

7 Resmi Gazete : 7 Mayıs 2004 - Sayı: 25455


Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçesinde; “Ceza hukukundaki gelişmelere koşut olarak, kimi yasal düzenlemelerde basit nitelikte görülen suçlar hakkında idari yaptırımlara yer verildiği görülmektedir. Daha ağır suç oluşturan eylemler için verilen idari para cezalarına karşı yapılacak başvurularda konunun idare hukukundan çok ceza hukukunu ilgilendirmesi nedeniyle adli yargının görevli olması doğaldır. Ancak, idare hukuku esaslarına göre tesis edilen bir idari işlemin, sadece para cezası yaptırımı içermesine bakılarak denetiminin idari yargı alanından çıkarılarak adli yargıya bırakılması olanaklı değildir.Bu durumda,3.madde ile diğer yasalardaki kabahatlere yollama yapılarak, yalnızca yaptırımın türünden hareketle ve idari yargının denetimine tabi tutulması gereken alanlar gözetilmeden, bunları da kapsayacak biçimde başvuru yolu, itiraz, bunlara ilişkin usul ve esasların değiştirilmesi, Anayasa'nın 125. ve 155. maddelerine aykırıdır, Kural'ın iptali gerekir.” Görüşüne yer verilmiştir.(Geniş bilgi için bkz.AKYİĞİT,Ercan ,Kabahatler Yasasını İptal eden Anayasa Mahkemesi Kararı Üzerine,Sicil dergisi Aralık 2006 s.189-194)

Bkz.AKYİĞİT,Ercan,Kabahatler Kanunu Değişikliği İdari Para cezaları bakımından neyi değiştirdi? Legal İSGHD sayı 2007/14 s.624-632

Belediye Zabıta Yönetmeliği 11.04.2007 tarih ve 26490 sayılı resmi gazetede yayınlanmıştır.
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Afiş Asma Kabahati" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Av.M.Lamih Çelik'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
» Makale Bilgileri
Tarih
11-04-2008 - 21:15
(2294 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 4 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 4 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
23459
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 3 saat 14 dakika 52 saniye önce.
* Ortalama Günde 10,22 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 20517, Kelime Sayısı : 2428, Boyut : 20,04 Kb.
* 6 kez yazdırıldı.
* 2 kez indirildi.
* 3 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 809
Yorumlar : 2
Çok güzel olmuş, tebrik etmek istedim. Av.Cüneyd Altıparmak(...)
Belediye vekili olarak, bütün makalelerinizi çok beğeniyor ve elimini altında tutuyorum. Teşekkür ederim meslektaşım.(...)
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,11090398 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.