Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Kabahatler Kanununa Göre Tahsil Zamanaşımı

Yazan : Av.M.Lamih Çelik [Yazarla İletişim]

Yazarın Notu
Yerel Yönetim ve Denetim Dergisinin Ağustos 2007 sayı 8 de yayınlanmıştır.

KABAHATLER KANUNUNA GÖRE TAHSİL ZAMANAŞIMI



Av.M.Lamih ÇELİK
Şanlıurfa Belediyesi Hukuk İşleri Müd.V.



İdari para cezası, 20. yüzyıl Alman hukukçularınca idari ceza hukukunun genel ceza hukukundan ayrılması akımı ile birlikte kabahatleri suç olmaktan çıkarıp bu eylemlerin cezalandırılması konusunda idareye yetki verilmesi düşüncesi ile doğmuştur.

Anayasa Mahkemesine göre ;”İdarenin hizmetlerini gereği gibi ve ivedilikle görebilmesi için, yaptırım uygulama yetkilerine gereksinimi vardır. Gelişen, büyüyen, çeşitlenen ve çoğalan toplumsal gereksinmeleri yerinde,zamanında ve etkin bir biçimde karşılayabilmek için çağdaş yönetimlerde idareye geniş ve değişik alanlarda yaptırım yetkileri tanınmaktadır.”(Anayasa Mahkemesinin 23.10.1997 Tarih ve Esas 1997/19 Karar 1997/66, Resmi gazete tarih 16.01.1999 –sayı 23585)İdare bu yetkilerle, kamu düzeni ve güvenliğini, kamu sağlığını, ulusal servetleri zamanında ve gereği gibi koruyabilir. Bu nedenle, idareye, geniş ve çeşitli yaptırımlar uygulama yetkisi tanınmıştır. Kişilere, idare hukuku alanındaki düzene aykırı davranışları nedeniyle verilen idarî cezalar, idarî yaptırımların en önemlilerinden biridir. Para cezaları, idarî cezalar arasında yer almaktadır. İdarî para cezalarını diğer cezalardan ayıran en belirgin nitelik, onların idarî makamlar tarafından verilmesidir.”(Anayasa Mahkemesi 15.5.1997 Tarih Esas 1996/72 Karar 1997/51-Resmi Gazete tarih 01.02.2001-sayı 24305)İdari para cezaları, kanunla yetkili kılınmış idari organlar tarafından verilmiş olmaları nedeniyle birer idari işlem niteliğinde sayılırlar. İdari para cezası, mahkemelerin yükünü azaltmak ve cezaların hızla uygulanabilmesini sağlamak amacıyla, bir yargı kararı olmadan idare ve idaredeki görevlilerce uygulanan yaptırımlardır. İdari nitelikte bir yaptırım olarak para cezası verilmesi kişinin lehinedir. Çünkü bu cezalar adli sicile kaydedilmez ve ödenmediği takdirde hapis cezasına dönüştürülmez.

Kabahatleri suç olmaktan ve ceza kanunlarının kapsamı dışına çıkarma eğiliminin bir sonucu olarak eski Türk ceza kanununda yer alan kabahatler yeni Türk ceza kanununda yer verilmeyerek ayrı bir kanun olarak düzenlenmiştir.

Kanunun 2.maddesinde suç gibi kabahatinde bir haksızlık oluşturduğu belirtilmiştir.Anılan Kanun’un 16. maddesinde, kabahatler karşılığında uygulanacak olan idari yaptırımların “idari para cezası” ve “idari tedbirler”den ibaret bulunduğu; “idari tedbirler”in de mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirler olduğu belirtilmiştir.5326 sayılı kabahatler kanununda belediye zabıta görevlilerince verilebilecek cezalar düzenlenmektedir. Belediye zabıta yönetmeliğinin1 10-a-23 maddesinde kabahatler kanunu ile verilen görevleri yerine getirmek sayılmıştır. Belediye Zabıtası belediye sınırları içerisinde görevli ve yetkilidir.

Bu yazımızda yerine getirme (tahsil) zamanaşımı konusunu belediyeler açısından ele alıp inceleyeceğiz.;


“Zamanaşımı, en basit anlatımla, yasanın öngördüğü belli bir sürenin geçmesiyle, bir hakkın kazanılmasına veya bir borçtan kurtulmasına olanak veren bir hukuki müessesedir. Borçtan kurtulma olanağı tanıyan yönüyle, zamanaşımı, maddi hukuka ilişkin bir müessese değildir; borçluya borçtan kurtulmasını sağlayacak savunma vasıtalarını sunarsa da, gerçekte bizatihi kendisi borcu ortadan kaldırmaz; sadece, alacağın istenebilmesi hakkını zaman itibariyle sınırlar. Borç varlığını sürdürdüğü halde, borçlu, zamanaşımı müessesesine dayanarak, artık o borcun kendisinden istenilemeyeceğini savunabilir; yargılama usulüne ilişkin kurallar kendisine böyle bir zamanaşımı def' inde bulunma olanağı tanır. Zamanaşımına uğrayan borç, eksik bir borçtur. Zamanaşımı müessesesinin bu yapısının ( borcu değil, sadece onun alacaklıca talep edilmesi olanağını ortadan kaldırmasının ve sadece borçlu tarafından ileri sürülebilecek bir olgu olmasının ) doğal sonucu olarak, borçlu tarafından yasal süre içerisinde böyle bir def'ide bulunulmadığı takdirde, hakim tarafından kendiliğinden gözetilemez.2(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2003/4-603 K. 2003/594 T. 22.10.2003-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 1980/11-2802 K. 1983/1047 T. 2.11.1983)3

Kabahatler kanununda4, soruşturma zamanaşımı (m.20) 5 ve yerine getirme zamanaşımı (m.21) 6olmak üzere iki türlü zamanaşımı kabul edilmiştir.

Kabahat işlendikten sonra, kanunda yazılı belirli bir süre içinde soruşturma yapılıp, kabahatten dolayı kişi hakkında idari para cezası verilmez ise soruşturma zamanaşımı,kabahatten dolayı verilen ceza kanunda yazılı belirli bir süre içinde uygulanmaz ise yerine getirme (tahsil) zamanaşımı söz konusu olur.

Kabahatler Kanununu 17.maddesine göre;(3) İdari para cezası, Devlet Hazinesine ödenir. Kişinin ekonomik durumunun müsait olmaması halinde idari para cezasının, ilk taksidinin peşin ödenmesi koşuluyla, bir yıl içinde ve dört eşit taksit halinde ödenmesine karar verilebilir. Taksitlerin zamanında ve tam olarak ödenmemesi halinde idari para cezasının kalan kısmının tamamı tahsil edilir.(4) Kesinleşen karar, derhal tahsil için mahallin en büyük mal memuruna verilir. İdari para cezası, 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Tahsil edilen idari para cezasının kanunla belirlenen bir oranı, ilgili kamu kurum ve kuruluşunun hesabına aktarılır. (Değişik 4. fıkra: 5560 - 6.12.2006 / m.32) (4) ….mahalli idareler tarafından verilen idari para cezaları, ilgili kanunlarında aksine hüküm bulunmadığı takdirde, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kendileri tarafından tahsil olunur. Buna göre kabahatler kanununa göre belediye Zabıta görevlileri tarafından verilen idari para cezaları Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun7 hükümlerine göre tahsil edilecektir.

Kabahatler Kanunu'nda idari para cezalarının ödeme süresine ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Bu nedenle Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 437 seri numaralı Tahsilat Genel Tebliği'nin 8(D) bölümünde de belirtildiği üzere " Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un 37'nci maddesi uyarınca "...kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacakları "Maliye Bakanlığı'nca" belirlenecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir." Dolayısıyla; "tebligatın, idari yaptırım kararını veren kamu tüzel kişilerince idari yaptırım kararlarında" ödemenin bir ay içinde yapılması gerektiği hususu belirtilecektir.

Kabahatler kanununa göre verilen para cezasının ödeme süresi 1 ay olduğundan , bu 1 ayın son günü amme alacağının vade günüdür. Eğer para ceza verilen kişi bu süre içinde gelip para cezasını belediyeye yatırmadığı takdirde 6183 sayılı yasanın 55.maddesine göre9 belediyece bu kişiye ödeme emri gönderilecektir. 10 (Danıştay 9. Daire Esas 2005/573 Karar 2006/334 Tarih 15.2.2006) Ödeme emri göndermeden belediye cebri icra işlemlerine başlayamaz bu nedenle en başta borçluya bir ödeme emri göndermesi gerekir. “Ödeme emri amme alacağının takip işlemlerinin başlangıcıdır. Ödeme emri tebliğ edilmeden haciz işlemine başlanılmaz. (Danıştay 4. Daire Esas 1978/2737, Karar 1978/2674)”

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunu'nun 102'nci maddesinde de hükme bağlandığı üzere "Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar." Ancak buna karşılık "para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.” Denildiğinden kabahatler kanununa göre verilen idari para cezaları için tahsil zamanaşımı kabahatler kanunun 21.maddesinde özel olarak düzenlenmiş olan yerine getirme zamanaşımı süreler esas alınacaktır. 11

Kabahatler kanunu 21.maddesine göre yerine getirme zamanaşımı;

Yerine Getirme Zamanaşımı
Mülkiyetin kamuya geçirilmesinde
10 YIL
50.000 YTL veya daha fazla İdari Para Cezasında
7 YIL
20.000 YTL veya daha fazla İdari Para Cezasında
5 YIL
10.000 YTL veya daha fazla İdari Para Cezasında
4 YIL
10.000 YTL sından az İdari Para Cezasında
3 YIL

A-Zamanaşımı süresinin başlangıcı :

Kabahatler kanununa göre verilen para cezasının ödeme süresi 1 ay olduğundan (Kanunun 104 üncü maddesine göre zamanaşımının durması hali hariç olmak üzere), bu 1 ayın son günü amme alacağının vade günüdür. 12vade tarihinin rastladığı takvim yılını takip edecek olan takvim yılının başı esas alınacaktır. 13 Buna göre verilen para cezası miktarına göre 21.maddede belirtilen süreler işletilecektir. Kabahatler kanununa göre belediyece verilebilecek para cezalarının tümü 10.000 YTL den az olduğundan tahsil zaman aşımı 3 yıldır.

B-Zamanaşımının işlememesi hali :

İdari yaptırımın yerine getirilmesine başlanamaması veya yerine getirilememesi halinde zamanaşımı işlemeyecektir. Ayrıca,Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un 104'üncü maddesi uyarınca, "Borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi veya terekesinin tasfiyesi dolayısıyla hakkında takibat yapılmasına imkan yoksa bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı işlemez." Bu sebeplerin kalktığı gün, bitmesinden itibaren başlar veya durmasından evvel başlamış olan süre işlemeye devam eder." “14

C-Zamanaşımının kesilmesi hali:

Zamanaşımının kesilmesi demek,işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin,ortaya çıkan bir nedenle son bulması,nedenlerin ortadan kalkmasıyla birlikte yeni baştan(sıfırdan)işlemeye başlamasıdır.Borçlar kanunun 135/1’de bu durum “Zamanaşımı kesilmiş olunca,kesilmeden başlayarak yeni bir süre işlemeye başlar.”biçiminde açıklanmıştır.

Zaman aşımının kesilmesi ile daha önce işlemiş olan süre ortadan kalkar,sanki hiç işlememiş gibi sonuç doğurur.Böylece kesilme sonunda zamanaşımı süresi uzamış olur.Yeni süre,kesilmeden sonra yeniden işlemeye başlar.Bu süre,kesilen ilk süre kadardır.Örneğin kesilen süre üç yıl ise,kesilmeden sonra yeniden işleye başlayan sürede üç yıldır.”15

6183 sayılı Kanun’un 10316 üncü maddelerinde düzenlenen tahsil zamanaşımını kesen haller kabahatler kanununa göre verilen idari para cezalarının zamanaşımı konusunda dikkate alınacaktır.17 (örneğin,kamu alacağının teminata bağlanması halinde,ödeme emrinin borçluya tebliği halinde,borcun bir kısmının ödenmesi halinde tahsil zamanaşımı işlemez durur.Aksi bir durum halinde yeniden sil baştan zamanaşımı süresi işlemeye başlar.)”

D-Zamanaşımı itirazı;

Ödeme emrini tebliğ alan kişi, zaman aşımını itirazı için 7 (yedi) gün içinde vergi mahkemesine dava açarak bu borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürmelidir.18 7 (yedi) günlük dava açma süresi ödeme emrinin tebliğ tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. (Danıştay 6. Daire Esas 2005/6912 Karar 2006/1029 Tarih 10.3.2006) Bunu yapmadığı takdirde zaman aşımına uğramış borcunu ödemek zorunda kalır.

Borçlunun ödeme emrine karşı yaptığı zamanaşımı itirazı mahkemece red edilmesi halinde 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde19, itirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan,hakkındaki itirazın red olunduğu miktardaki amme alacağının % 10 zamla tahsil edileceği öngörülmüştür. Eğer borçlu vergi mahkemesine açtığı davadan feragat durumunda davacının davasında haksız çıktığı kabul edileceğinden yine % 10 oranında haksız çıkma zammının alınması gerekir.( Danıştay 4. Daire Esas 2004/2323 Karar 2005/259 Tarih 23.2.2005)

Borçlunun Vergi mahkemesine yaptığı itiraz ödemeyi durdurmadığından tahsilin durması için borçlunun teminat göstermesi gerekir.(6183 m.58/3)
Borçlu para cezasını ödediği makbuzlarını tahsil zamanaşımı sonuna kadar saklamak mecburiyetindedir. ( 6183 s.k. m.40 )

Dipnotlar ve yararlanılan Kaynaklar;

1 Belediye Zabıta Yönetmeliği 11.04.2007 tarih ve 26490 sayılı resmi gazetede yayınlanmıştır.
2 Tazminat ve Alacaklarda Zamanaşımı-Çelik Ahmet Çelik-Legal Yayıncılık sayfa 37-38
3 Zamanaşımı-izzet DOĞAN –Legal Hukuk Dergisi Nisan 2007 sayı :52 sayfa 1165
4 Resmi Gazete: 31 Mart 2005 - Sayı: 25772 (1. Mükerrer) yayınlanmıştır
5 5326 sayılı Kabahatler kanunu -Soruşturma zamanaşımı
MADDE 20.- (1) Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idari para cezasına karar verilemez.(2) Soruşturma zamanaşımı süresi;
a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde beş,
b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde dört,
c) Yirmibin Türk Lirası veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde üç,
d) Yirmibin Türk Lirasına kadar idari para cezasını gerektiren kabahatlerde iki,
Yıldır.
(Değişik 2. fıkra: 5560 - 6.12.2006 / m.33) (2) Soruşturma zamanaşımı süresi;
a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde beş,
b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde dört,
c) Ellibin Türk Lirasından az idari para cezasını gerektiren kabahatlerde üç, yıldır.
(3) Nispi idari para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıldır.
(4) Zamanaşımı süresi, kabahate ilişkin tanımdaki fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlar.
(5) Kabahati oluşturan fiilin aynı zamanda suç oluşturması halinde suça ilişkin dava zamanaşımı hükümleri uygulanır.
6 5326 sayılı kabahatler Kanunu -Yerine getirme zamanaşımı
MADDE 21.- (1) Yerine getirme zamanaşımının dolması halinde idari para cezasına veya mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar artık yerine getirilemez.
(2) Yerine getirme zamanaşımı süresi;
a) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idari para cezasına karar verilmesi halinde yedi,
b) Yirmibin Türk Lirası veya daha fazla idari para cezasına karar verilmesi halinde beş,
c) Onbin Türk Lirası veya daha fazla idari para cezasına karar verilmesi halinde dört,
d) Onbin Türk Lirasından az idari para cezasına karar verilmesi halinde üç,
Yıldır.
(3) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin zamanaşımı süresi on yıldır.
(4) Zamanaşımı süresi, kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren işlemeye başlar.
(5) Kanun hükmü gereği olarak idari yaptırımın yerine getirilmesine başlanamaması veya yerine getirilememesi halinde zamanaşımı işlemez.
7 Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 28 Temmuz 1953 - Sayı: 8469 yayınlanmıştır.
8 16.12.2005 gün ve 26025 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır.
96183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN - ÖDEME EMRİ :
MADDE 55 - Amme alacağını vâdesinde ödemiyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir "ödeme emri" ile tebliğ olunur.
Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114"üncü maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir.
Belediye hududu dışındaki köylerde bulunan borçlulara ödeme emirleri muhtarlıkça tebliğ olunur. Ödeme emirlerinin muhtarlığa tevdii tarihinden itibaren 15 gün içinde tebligat yapılmadığı takdirde ödeme emirleri tebliğ edilmemiş olan borçluların isimleri ödeme emri hüküm ve mahiyetindeki bir "ödeme cetveline"alınarak borçlular borçlarını ödemeye ve mal bildiriminde bulunmaya çağrılırlar. Ödeme cetveli köy ihtiyar kurulu kapısına bir örneği de köyde herkesin görebileceği umumi bir mahalle 10 gün müddetle asılmak suretiyle tebliğ olunur ve cetvelin asıldığı köy muhtarlığınca münadi vasıtasiyle ilân olunur. Cetvel asılırken ve indirilirken keyfiyet muhtarlıkça zabıt varakasiyle tespit edilir. Cebren tahsil ve takip ödeme emrinin tebliği veya ödeme cetvelinin indirilmesi tarihinde başlamış olur.
Borcunu vâdesinde ödemiyenlere ait malları elinde bulunduran üçüncü şahıslardan bu malları 7 gün içinde bildirmeleri istenir.
10 Belediyeler ancak, kanunlarla tarh tahakkuk ve tahsil yetkisi kendisine verilen vergiler konusunda ödeme emri düzenleyebilir. (Danıştay 7.Daire Esas 1989/2738 Karar 1982/1249 )Belediyeler ve Vergi Mevzuatı (II) Fikri ÖZKÖK- Yerel Yönetim ve Denetim Dergisi (Haziran 2000 Cilt-5, Sayı-6)
11 http://www.turmob.org.tr/turmob/basin/23-12-2005.htm
12 Danıştay 9. Daire Esas 2005/573 Karar 2006/334 Tarih 15.2.2006-İcra Hukuku ve Uygulaması-Doç.Dr.M.Refik KORKUSUZ-Roma yayınevi
13 6183 sayılı yasa TAHSİL ZAMANAŞIMI :
MADDE 102 - Amme alacağı, vâdesinin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur
14 Defne KARACA -Türk Ceza Kanunu ve Kabahatler Kanunundaki Zamanaşımı Hükümleri ve Uygulama Alanı -Gümrük Dünyası Dergisi / Sayı 53
15 Tazminat ve Alacaklarda Zamanaşımı-Çelik Ahmet Çelik-Legal Yayıncılık sayfa 79
16 6183 sayılı yasa ZAMANAŞIMININ KESİLMESİ
MADDE 103 - Aşağıdaki hallerde tahsil zamanaşımı kesilir :
1. Ödeme,
2. Haciz tatbiki,
3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat,
4. Ödeme emri tebliği,
5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,
6. Yukarıdaki 5 sırada gösterilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması,
7. İhtilâflı âmme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi,
8. Amme alacağının teminata bağlanması,
9. Kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi,
10. İki âmme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı âmme idaresi tarafından borçlu âmme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi.
11. (Ek: 5035 - 25.12.2003 / m.5 - Yürürlük m.50 a) Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması.
Kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir bozma karariyle kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcı yeni vâde gününün rasladığı; âmme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rasladığı; takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür.
17 442 Seri No'lu Tahsilat Genel Tebliği Resmi gazete 12/05/2007 - 26520
18“6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 58.madde sinde sözü geçen 7 günlük itiraz süresi de, bu tür özel dava açma sürelerinden biridir. Bu maddede her ne kadar "dava" değil,"itiraz" dan ve "itiraz komisyonu" ndan söz edilmekte ise de, 2576 sayılı yasanın "Değiştirilen deyimler" başlığını taşıyan 13.maddesinde, vergi mahkemelerinin göreve başlaması ile birlikte bu mahkemelerin görev alanına giren konularla ilgili olarak diğer kanunlarda yer alan "itiraz komisyonu" deyiminin "vergi mahkemesi", "itiraz" deyiminin de "vergi mahkemesinde dava açılması" anlamına geleceği belirtildiğinden, 6183 sayılı Yasanın 58.maddesinde yazılı yedi günlük itiraz süresinin özel dava açma süresine dönüştüğünü kabul etmek zorunludur. Başka bir deyişle, kendilerine ödeme emri tebliğ edilen kişilerin 7 gün içinde yetkili Vergi Mahkemesinde dava açması gerekmektedir. ( Danıştay 9.Dairesi 23.12.1986 Tarih Esas 1984/1630 Karar 1986/3633)
19 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunu-ÖDEME EMRİNE İTİRAZ :
MADDE 58 - Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur.
Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır, aksi halde itiraz edilmemiş sayılır.
İtirazda bulunan borçlu bu Kanuna göre teminat gösterdiği takdirde takip muamelesi itirazlı borç miktarı için ve itiraz komisyonunca bu hususta karar verilinceye kadar durdurulur.
İtiraz komisyonu bu itirazları en geç 7 gün içinde karara bağlamak mecburiyetindedir.
İtirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki âmme alacağı %10 zamla tahsil edilir.
İtiraz komisyonlarının bu konudaki kararları kesindir.
Borcun tamamına bu Madde gereğince vâkı itirazların tamamen veya kısmen reddi halinde, borçlu ret kararının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mal bildiriminde bulunmak mecburiyetindedir.
Borcun bir kısmına karşı bu Madde gereğince vâkı itirazlar mal bildiriminde bulunma müddetini uzatamaz.


1
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Kabahatler Kanununa Göre Tahsil Zamanaşımı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Av.M.Lamih Çelik'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
03-10-2007 - 19:31
(2387 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 1 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 1 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
16920
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 2 saat 2 dakika 40 saniye önce.
* Ortalama Günde 7,09 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 21497, Kelime Sayısı : 2553, Boyut : 20,99 Kb.
* 4 kez yazdırıldı.
* 1 kez arkadaşa gönderildi.
* 3 kez indirildi.
* 3 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 686
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,10660601 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.