Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Türk Vergı Hukukunda Mal Bildiriminde Bulunmama Fiili Ve Hapsen Tazyik Yaptırımı

Yazan : Bülent Seven [Yazarla İletişim]

Yazarın Notu
Makale Ağustos 2000 tarihinde yazılmıştır.

A. Genel Olarak
Mal bildirimi(beyanı) genel olarak borçlunun gerek kendi, gerek üçüncü kişilerin elinde bulunan mal alacak ve haklarından, borcuna yetecek miktar, çeşit ve nitelikte her türlü gelirlerini, yaşayış şekline göre geçim kaynaklarını ve buna göre borcunu nasıl ödeyebileceği hususlarını kapsamaktadır.1
Para ve malının bulunmaması borçluyu mal beyanında bulunmak yükümlülüğünden kurtarmadığı gibi, borcun azlığı ve borçlunun borcunu ödeyeceği taahhütü de mal beyanında bulunmak yükümlülüğününü ortadan kaldırmaz.
B. A.A.T.U.H.K'daki Düzenleme
1. Genel olarak
AATUHK'nun 60.maddesine göre kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçluya, 7 gün içerisinde borcunu ödemediği ve (veya)2 mal bildiriminde bulunmadığı takdirde mal bildiriminde buluncaya kadar ve en çok üç ayı geçmemek üzere hapsen tazyik yaptırımı uygulanır.3 Yasa bu konuda yetkiyi icra tetkik merciine dolayısı ile bir yargılama makamına vermiştir ve bu konuda tahsil dairesinin yazılı talebi gerekmektedir.
Mal beyanında bulunulmaması nedeniyle hapsen tazyik uygulaması vergi hukukuna özgü bir yaptırım değildir; İİK da bu yönde ve nitelikte bir düzenleme yer almaktadır.4 Nitekim İİK'nun 76.maddesine göre süresi içerisinde mal beyanında bulunmamış olan borçlunun, alacaklının talebi üzerine mal beyanında bulununcaya kadar, icra tetkik mercii hakimi tarafından hapis ile tazyik olunmasına karar verilir.5
2. Düzenlemenin Yetersizliği
AATUHK'nun 60.maddesi incelendiğinde bu hükmün oldukça genel bir düzenleme olduğu görülür. Bu nedenle söz konusu yasanın uygulanmasında ortaya çıkacak boşluklarda, özel hukuktan doğan borçların tahsilini düzenleyen İİK'da yer alan hükümlerin kıyasen uygulanabileceği kanısındayız. Nitekim usul hukukuna ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla uygulanması genel olarak hukukta kabul gören ve sıkça başvurulan bir yöntemdir.6 6183 sayılı yasa hakkında hüküm bulunmayan konularda İİK hükümlerinin uygulanacağına ilişkin bir hüküm içermemektedir. Bir başka deyişle 6183 sayılı yasada boşluk bulunan hallerde İİK hükümlerinin uygulanacağını öngören, genel ya da özel bir atıf ilişkisi yaratan bir düzenleme yer almamaktadır. Ancak her iki yasanın da borç ilişkisinin takip ve tahsil aşamasını düzenlediği, aynı veya benzer kurum ve kuralları içerdiği düşünüldüğünde, 6183 sayılı yasada boşluk bulunan hallerde İİK hükümleri uygulanabilecektir.7
3. Uygulanma Koşulları
Hapsen tazyik yaptırımının uygulanabilmesi için yasada öngörülen belirli koşulların gerçekleşmiş olması gerekir. Buna göre:
-Borçluya ödeme emri tebliğ edilmiş olmalıdır. Yükümlü hakkında belirli işlemler tesis edilmiş olsa dahi ödeme emri tebliğ edilmeden bu yaptırımın uygulanması mümkün değildir Dolayısı ile hapsen tazyik uygulaması vergilendirme süreci içerisinde, ancak tahsil aşamasında sözkonusu olabilir. 6183 sayılı yasanın 55. maddesine göre ödeme emri kamu alacağını yasada öngörülen sürede ödemeyen borçlulara, bu borçlarını 7 gün içerisinde ödemeleri gerektiğini bildiren bir hukuki belgedir(1.fıkra). Tebliğ işleminin 55. maddede öngörülen koşullara uygun olarak yapılması gerekir; aksi halde ödeme emri tebliğ edilmemiş sayılacağından yükümlünün hapsen tazyiki yoluna gidilemeyecektir.
-Yükümlü, kendisine ödeme emri tebliğ edilmiş olmasına rağmen vergi borcunu 7 gün içerisinde ödememiş ve mal bildiriminde de bulunmamış olmalıdır.
-Yükümlü hakkında aynı vergi borcuna ilişkin olarak daha önceden bu yaptırım uygulanmamış olmalıdır. Yasaya göre hapsen tazyik yaptırımı yükümlü hakkında "bir defaya mahsus" olmak üzere uygulanabilir. Yasanın bu ifadesi "hapis ile zorlama yaptırımına belli bir vergi borcu bakımından sadece bir defa başvurulabilir" şeklinde anlaşılmalıdır.
4. Yetki ve Yaptırımın Uygulanması
6183 sayılı yasanın "mal bildiriminde bulunmayanlar" başlıklı 60. maddesine göre hapsen tazyik kararı verme yetkisi icra tetkik mercinindir, dolayısıyla yasa isabetli bir şekilde bu yaptırımın uygulanabilmesi için, hukukumuzdaki diğer hürriyeti bağlayıcı cezalarda olduğu gibi, bir yargılama makamının kararını aramıştır. Ancak icra tetkik mercinin bu kararı re'sen verme yetkisi yoktur; bunun için tahsil dairesinin dolayısı ile vergi idaresinin yazılı talebi gerekmektedir. İcra tetkik merci tarafından verilen "hapsen tazyik kararı" diğer hürriyeti bağlayıcı cezalarda olduğu gibi, genel hükümler çerçevesinde Cumhuriyet Savcılığı ve onun emrindeki zabıta kuvvetleri tarafından infaz olunur.
5. Yaptırımın Süresi ve Geçici Niteliği
Bu yaptırımın temel amacı yükümlüyü beyanda bulunmadığı için cezalandırmak değil, mal beyanında bulunmaya zorlanmaktır. Hapsen tazyik edilmeye başlandıktan sonra mal beyanında bulunan borçlu serbest bırakılacaktır. Çünkü hapsen tazyik yaptırımı, borçlunun mal beyanında bulunmasını sağlamak için konulmuş bir tedbir olup, tetkik merci hapisle tazyike "mal beyanında bulunuluncaya kadar" kaydıyla karar verir.8
Bu nedenle kamu borçlusunun mal beyanında bulunması halinde, yaptırımın uygulanmasına son verilecek ve ilgili kişi serbest bırakılacaktır.
Öte yandan yükümlü mal bildiriminde bulunmasa dahi, hapsen tazyik yaptırımı yasanın açık hükmü gereği en fazla üç ay uygulanabilir.
C. Hapsen Tazyik Yaptırımı ve Çağdaş Hukuk Sistemi
Mal beyanında bulunulmadığı için kamu borçlusunun belirli ve kısa bir süre için de olsa hürriyetinden yoksun bırakılmasının çağdaş bir hukuk sistemi ile bağdaştığı söylenemez.
Kamu alacağının tahsili önemlidir; ancak hürriyeti bağlayıcı cezanın da ancak çok ağır ve kamu düzenini ciddi şekilde bozucu fiilerde (kaçakçılık suçunda olduğu gibi ) uygulanması gerekir. Bir kimsenin mal varlığının, özellikle gayrimenkul gibi işlem gören varlıkların veya nakit ya da belirli bir başka değer olarak borsa veya banka gibi kurumlarda değerlendirilen iktisadi değerlerin kayıt altında olduğu9 düşünüldüğünde, kişinin beyanına bağlı olunmaksızın kısa bir sürede tesbit edilmesi, teknolojinin yeterli ve etkin kullanılması ve gerekli kaynaklara zamanında ulaşılması halinde mümkündür.10
Bu yönü ile mal beyanında bulunmasını sağlamak için kamu borçlusu ve bu arada vergi borçlusu için hürriyeti bağlayıcı ceza uygulanması çağdaş ceza hukuku ilkelerine aykırı düşmektedir. Dolayısı ile mal bildiriminde bulunmama fiili için yükümlünün özgürlüğünü kısıtlayan bu uygulama ve önlemden vazgeçilmesi ve bunun yerine kamu borcuna, beyanda bulunulmadan geçen belirli sürelerin dolması durumunda, belli oran veya miktarlarda ekleme yapılması esasının getirilmesi çağdaş bir hukuk sistemine ulaşmada mali yönden atılacak anlamlı bir adım olacaktır.11 Kaldı ki 1982 Anayasasının 17. maddesinin 3. fıkrası bu nitelikte "insan haysiyeti ile bağdaşmayan ceza ve muameleleri" yasaklamaktadır.
D. Uluslararası Hukuk ve Hapsen Tazyik Uygulaması
Türkiye'nin de taraf olduğu12 İnsan Hakları ve Ana Hürriyetlerini Korumaya Dair Sözleşme(Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi)13 çerçevesinde imzalanan ancak ülkemizin katılmadığı 4 Sayılı Protokol'ün 1. maddesi özel hukuk alanında "borç için hapsedilmeme" kuralını öngörmüştür.14 Ayrıca Türkiyenin taraf olduğu ve onayladığı uluslararası nitelikteki sözleşmelerde de açık olmasa da kişinin borç nedeniyle hürriyetinden yoksun bırakılamayacağını 15 öngören hükümler bulunmaktadır. Uluslararası hukukta yer alan tüm bu belgeler birlikte değerlendirildiğinde genel eğilimin, çok net olmasa da borç için kişinin hürriyetinden mahrum bırakılmaması veya insan haysiyeti ile bağdaşmayan diğer ceza ve uygulamalara maruz kalmaması yolunda olduğu görülür.
1 Kuru, Baki-Aslan Ramazan-Yılmaz, Ejder, İcra , İflas Hukuku, Yetkin Yayınları, Ankara, 1996, s. 193-194
2 Buradaki "ve" ifadesinin "veya" olarak okunması gereklidir; aksi halde vergi borcunu yasada öngörülen 7 günlük süre içerisinde ödeyen ve fakat mal bildiriminde bulunmayan yükümlünün de vergi borcunu ödediği halde hapsen tazyiki gerekecektir ki, bu yönde bir uygulamanın anlamsızlığı ortadadır.
3 Hapsen tazyik yaptırımı borçlunun belirli bir süre özgürlüğünü kısıtlasa da, temel amacı borçluyu mal bildiriminde bulunmaya zorlamak olduğundan bir "özgürlüğü bağlayıcı ceza" değildir; bu yaptırım daha çok bir "adli tedbir" niteliğindedir. Bu nedenle hapsen tazyik yaptırımının "hürriyeti bağlayıcı ceza dışında kalan yaptırımlar" kapsaminda degerlendirilmesi gerekir.
4 İcra-iflas hukuku bakımından mal beyanında bulunma yükümlülüğü için bkz.: Kuru-Aslan -Yılmaz, a.g.e., s. 193-196
5 İİK ayrıca borçlunun gerçeğe aykırı mal beyanında bulunmuş olmasını ayrı bir suç saymış ve bu fiil hakkında da hürriyeti bağlayıcı ceza öngörmüştür.
6 Öyle ki kıyas yasağının geçerli olduğu ceza hukuk alanında dahi usul hükümleri bakımından bu yasağın geçerli olmadığı kabul edilmektedir.
7 Aynı şekilde, İİK'da boşluk bulunan hallerde de 6183 sayılı yasa hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması mümkündür.
8 Kuru-Aslan- Yılmaz, a.g.e., s. 195
9 Tapu sicili, gemi sicili, banka kayıtları, borsa kayıtları, ticaret sicili
10 Borçlunun bu tür kayıt ve güvenlik sistemleri dışarısında tuttuğu iktisadi değerlerinin bulunması mümkündür. Ancak günümüz ekonomilerinde, enflasyonun yarattığı etkiler göz önünde bulundurulduğunda bu nitelikteki unsurların önemli değer taşıyamayacağı görülecektir.
11 Burada önerdiğimiz düzenleme vergi sitemimizde yürürlükte olan gecikme zammına benzeyen mal beyanında bulunma yükümlülüğünün başladığı tarihten vergi borcunun tahsil edildiği tarihe kadar uygulanan özel bir mali yaptırım olacaktır. Hapisle tazyik uygulamasının mal beyanında bulunulmasını sağlamak bakımından oldukça etkili bir yaptırım olduğu ortadadır. Ancak yaptırımın salt etkin olması onun çağdaş olmasını sağlamamaktadır.
AATUHK' nun 60.maddesi ve İİK'nun bu konuya ilişkin hükümleri Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesi önüne gelmiş değildir. Ancak yukarıda yaptığımız açıklamalar gereği, kanımızca bu yaptırım, TC'nun bir hukuk devleti olduğunu öngören 2.maddesine, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında demokratik toplum düzeninin gereklerine uyulmasını ve ölçülü olunmasını öngören 13. maddesine ve kimsenin insan haysiyeti ile bağdaşmayan bir ceza veya muameleye tabi tutulamayacağını öngören 17. maddesine aykırı nitelik taşımaktadır.
12 Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası antlaşmalar konusunda bkz.: Hüseyin Pazarcı-Gökçen Tunalı, Türk Andlaşmaları ve Uluslararası Belgeler Kılavuzu, Savaş Yayınları, Ankara, 1990
13 RG., 19. 3. 1954, Sayı:8662
14 Madde 1."Hiçkimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirmemiş olmasından dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılamaz." Bu konu için bkz.: Tekin Akıllıoğlu, "Yönetim Hukukunda İnsan Hakları", İnsan Hakları Merkezi Dergisi, Kasım 1995, Cilt.III, Sayı:4, s.9-14
15 10 Aralık 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Bildirisi'nin(RG., 27. 5. 1949, Sayı: 7217) 5. maddesine göre hiçkimse ...insanlık dışı, onur kırıcı işlem ve cezalara tabi tutulamaz. Benzer nitelikteki hükümler 4. 11. 1950 tarihli İnsan Hakları ve Ana Hürriyetlerin Korumaya Dair Sözleşme'nin(Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin, RG., 19. 3. 1954) 3. maddesinde de yer almaktadır. Usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslararası antlaşmalar Anayasanın 90. maddesine uyarınca "yasa hükmünde" kabul edildiklerinden; sözkonusu uluslararası belge ve antlaşmalar bir yasanın doğurduğu tüm etki ve sonuçları doğurmaktadır. Kişi hakları konusunda ise bkz.: Muzaffer Sencer, "Hak ve Özgürlük Kavramı," İnsan Hakları Yıllığı, Cilt:14, 1992, s. 4
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Türk Vergı Hukukunda Mal Bildiriminde Bulunmama Fiili Ve Hapsen Tazyik Yaptırımı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Bülent Seven'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
17-04-2004 - 22:25
(3808 gün önce)
Makaleyi Düzeltin
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 19 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 10 okuyucu (53%) makaleyi yararlı bulurken, 9 okuyucu (47%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
17780
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 21 saat 27 dakika 35 saniye önce.
* Ortalama Günde 4,67 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 11350, Kelime Sayısı : 1416, Boyut : 11,08 Kb.
* 74 kez yazdırıldı.
* 55 kez indirildi.
* 3 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 21
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,06548190 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.