Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Görevden Uzaklaştırma

Yazan : Av. Kanat Onur Ataç

GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA
I. Tanım ve Dayanak
"Görevden uzaklaştırma" işlemi, görevi başında kalmasında sakınca görülen kamu görevlileri hakkında uygulanan geçici bir önlemdir.
Anayasanın 128 inci maddesinde yer alan "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve hükümlülükleri, aylık ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir" hükmü uyarınca görevden uzaklaştırma önlemine başvurulabilmesi, öncelikle bu konuda idareye görev ve yetki veren yasal bir düzenlemenin varlığına bağlı bulunmaktadır. Mevzuat incelendiğinde söz konusu düzenlemenin, 657 sayılı D.M.K.'nın "Hizmet Şartları ve Şekilleri" başlıklı Dördüncü Kısmının sekizinci bölümünde, 137-145 inci maddeler arasında yapıldığını görmekteyiz.
II. Dava Konusunun Hukuka Uygun olarak Gerçekleşip Gerçekleştirilmediği
Somut olayın, D.M.K.'nın 137-145 inci maddeleri arasında düzenlenen hükümlere uygun gerçekleşip gerçekleşmediğini ele alalım.
Kanunun 137/1'inci maddesinde görevden uzaklaştırma işlemimin tanımını yapmaktadır: "Görevden uzaklaştırılma Devlet Kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet Memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir." Bu tanımdan, İdare'nin bir memurunu görevden uzaklaştırabilmesi için, memurun görevi başında kalmasının sakınca yaratacak olması bir önkoşul olarak görülmekte olup söz konusu sakıncanın varlığının tespiti
2
bakımından ise kamu hizmetinin gereklerinin gözetilmesi gerekmektedir1. Kamu hizmeti yönünden sakıncanın ortaya çıkışı iki türlü olabilir2.
a- Hizmetten Yaralananlar Yönünden Sakınca Ortaya Çıkması: Kamu görevlisinin görevi başında kalması, yürütmekle yükümlü olduğu hizmetle ilişkili bulunan, bu hizmetten yararlananlar bakımından sakıncalı bir durumun ortaya çıkmasına neden olduğu ya da neden olma riskini taşıdığı taktirde ilginin görevden uzaklaştırılması mümkündür.
b- İdare Yönünden Sakınca Ortaya Çıkması: Bu durum idare ile memuru arasında işçi-işveren ilişkisinin bir sonucu olmaktadır. Bu sakıncanın ortaya çıkışı kamu hukukuna özgü nedenlerden kaynaklanmamaktadır.
D.M.K'da, 399 sayılı K.H.K.'nin aksine görevden uzaklaştırmanın hangi sakıncalı hallerde gerçekleştirileceği sayılmamıştır. Sakıncanın hangi hallerde doğacağı kanunda belirtilmediğine göre bunun tespitinde İdareye takdir hakkı tanınmış bulunmaktadır, idarenin takdir hakkının idari yargı denetimine tabi olması idare yargının ana prensiplerinden biridir3. Bu bağlamda her soruşturma konusu eylem nedeni ile görevden uzaklaştırma tedbirine başvurulması mümkün değildir. Ancak İdarenin bu konuda geniş bir takdir hakkı olduğunu söylemekte yanlış olmayacaktır.
Somut olayımızda görevden uzaklaştırma tedbirine yukarıda bahsedilen "Hizmetten Yararlananlar Yönünden Sakınca Ortaya Çıkması" nedeni ile kamu hizmeti yönünden sakıncanın oluşması nedeniyle başvurulduğu yönünde kanaat ortaya konabilir. Memurun, izinsiz ve özürsüz olarak beş gün görevine gelmemesi, yürütmekle yükümlü olduğu hizmetten yararlananlar bakımından olumsuz sonuçlar doğurmuş olabileceği gibi bu durumun yeniden yaşanması halinde İdare'nin hizmet kusuru dolayısı ile sorumlu olacağı, bu nedenle ortada İdare açısından olumsuz bir riskin var olduğu kanaatindeyim. İdarenin görevden uzaklaştırma konusunda
1 ALTAY, Evren, Görevden Uzaklaştırma, Turhan Kitabevi, Ankara, 2007 , s. 2.
2 ALTAY, Evren:a.g.e., s. 36.
3 TAŞKIN, Ahmet, Kamu Görevlileri Disiplin Hukuku, Seçkin, Ankara, 2006 , s. 314.
3
yetkisini kullanması sebep ve amaç unsurları açısından D.M.K.'nın 137 inci maddesinde düzenlenen hükme uygun gerçekleştirilmiştir.
657 sayılı Yasa'nın 138 inci maddesinde grevden uzaklaştırma işlemini tesise yetkili makam ve kişiler tek tek sayılmıştır. Bunlar;
a- Atamaya yetkili amirler,
b- Bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri,
c- İllerde valiler,
d-İlçelerde kaymakamlar (İlçe idare şube başkanları hakkında valinin muvafakati şarttır).
olarak saptanmıştır. Belediye memurlarının atanmalarında izlenecek yolu gösteren 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinin 2 inci fıkrasında
" Belediye personeli, belediye başkanı tarafından atanır. Birim müdürlüğü ve üstü yönetici kadrolarına yapılan atamalar ilk toplantıda belediye meclisinin bilgisine sunulur."
hükmüne yer verilmektedir. Atamaya yetkili amirler görevden uzaklaştırmaya da yetkili kılınmıştır. Bu yetki, usulde paralellik ilkesinin bir sonucudur4 Yetkili olmayan makam tarafından tesis edilen görevden uzaklaştırma işlemi D.M.K. hükümlerine aykırıdır ve dava konusu edilmeleri halinde iptale mahkumdur.
" Davacı görevden uzaklaştırılmasına ilişkin işlemin iptalini istemektedir.
657 sayılı Kanunun 138. maddesinde görevden uzaklaştırmaya yetkililer, atamaya yetkili amirler, Bakanlık ve Genel Müdürlük müfettişleri ve illerde valiler olarak sayılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden Polis Koleji Müdürlüğünde yardımcı hizmetler sınıfında çalışan davacının okul idaresi aleyhine toplu dilekçe vermek suçunu işlediği gerekçesiyle, hakkında soruşturma açıldığı ve okul müdürü tarafından görevden uzaklaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacının 657 sayılı Kanunun 138. maddesinde sayılan kişilerce görevden uzaklaştırılması gerekirken bu konuda yetkili olmayan okul müdürü tarafından görevden uzaklaştırılması işleminde mevzuata uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemin iptaline karar verildi."5
Somut olayımızda atamaya yetkili amir Belediye Başkanıdır. Daire Başkanlığı oluruyla görevden alınması D.M.K'nın 138 inci maddesine uyarlık göstermemektedir.
4 ALTAY, Evren:a.g.e., s. 48.
5 D.5.Da., 28.5.1985, E:1982/789, K:1985/1527
4
657 sayılı Yasa'nın 139 uncu maddesinde görevden uzaklaştırma işlemini tesis eden amirin sorumluluğunu belirtmektedir. Görevden uzaklaştırma işleminin tesis edilebilmesi için memurun görevi başında kalmasının sakınca yaratacak olmasının yeterli sayılması, idareye görevden uzaklaştırma işlemi konusunda geniş bir taktir yetkisi sağlamaktadır. Söz konusu yetkinin kötüye kullanılması ya da daha geniş anlamda keyfi kullanılması olasılığı gözetilerek, görevden uzaklaştırma işleminin tesisinden sonra on iş günü içinde idarece soruşturma başlatılması koşulu getirilmiştir. Kanun kural olarak İdareye soruşturma ya da kovuşturmaya dayalı olarak görevden uzaklaştırma işlemini tesis etme olanağı tanımaktadır. Mevcut bir soruşturma ya da kovuşturma olmaksızın görevden uzaklaştırma işlemi tesis edilebilmesi de mümkün olmakla birlikte bu durumda, görevden uzaklaştırma tarihinden itibaren on iş günü içinde soruşturmaya başlanması gerekmektedir. Somut olayımızda aradan bir ay geçmiş olmasına rağmen hala disiplin soruşturmasının açılmamış olması 139 uncu madde hükmüne uyarlık göstermemektedir.
657 sayılı Yasa'nın 140 ıncı maddesinin somut olayımızla ilgisi bulunmamaktadır.
657 sayılı Yasa'nın 141 inci maddesinin başlığı, görevden uzaklaştırılan memurun hak ve yükümlülüklerine ilişkin olmakla birlikte madde içeriğinde görevden uzaklaştırılan memurun yalnızca hakları düzenlenmektedir. Bununla beraber görevden uzaklaştırılan memur Devlet memurluğu sıfatını sürdürmekte olup görevin fiilen yürütülmesine bağlı yükümlülükler dışında kalan diğer yükümlülüklerinin aynen devam ettiğine kuşku bulunmamaktadır.
"..
657 sayılı Yasanın 137. ve sonrası maddeleri uyarınca görevden uzaklaştırılan bir memurun memuriyetle ilgisi hukuken devam etmekle birlikte görevle ilişkisi fiilen kesilmektedir. Buna göre aynı yasanın, memurların görev yaptıkları kurum ve hizmet birimlerinin bulunduğu yerleşim merkezlerinde ikamet zorunluluğu getiren Ek 2. maddesine uyulmaması veya görev mahallinden izinsiz çıkılması hallerinde ortada "görevin terk edilmesi" gibi bir durum olmadığından ilgilinin Devlet Memurluğundan çekilmiş sayılması için koşullar oluşmamıştır. Ancak, görevden uzaklaştırılan memurların göreve devam dışındaki diğer kurallara uymak zorunda olmaları nedeni ile koşulların gerçekleşmesi halinde haklarında diğer yasal önlemlerin uygulanabileceği kuşkusuzdur.
5
..."6
Görevden uzaklaştırılan memur, görevden uzakta geçirildiği süre boyunca D.M.K.'da öngörülen tüm sosyal hak ve yardımlardan yararlanmaya devam ederler. Sosyal hak ve yardımlar D.M.K.'nın 6 ıncı kısmında düzenlenmektedir7. Buna göre, görevden uzaklaştırılan devlet memuru, aile ve çocuk yardımı ödeneği, tedavi yardımı, konut yardımı gibi sosyal yardımların tamamından yaralanmaya devam eder. Somut olayımızda, konut yardımı, aile ve çocuk yardımı ödeneklerinin kesilmiş olması yasa hükmüne uyarlı değildir.
657 sayılı Yasa'nın 147 inci maddesinde "aylık" kavramının, anılan kanuna tabi kurumlarda görevlendirilen memurlara hizmetlerinin karşılığında, kadroya dayanılarak ay itibari ile ödenen parayı ifade ettiği belirtilmektedir. Anılan yasanın 5 inci Kısmında aylık dışında, memurlara ödenmesi öngörülen ücret, ödenek ve hizmetle ilgili diğer ödemelere yer verilmektedir. Görevden uzaklaştırılan memura fazla mesai ücreti, döner sermaye payı, ek ders ücreti gibi diğer ödemelerin yapılması mümkün değildir. Memura yapılması gerekli olan ödemenin belirlenmesinde geçerli olan ölçüt; görevden uzakta iken yapılan 2/3 oranında ödeme bakımından esas alınan aylık olmalıdır8. Somut olayımızda memurun aylığının 1/3 oranında kesilmiş olması kanun hükmüne uygundur.
657 sayılı Yasa'nın 142, 143, 144 ve 145 inci maddeleri sırası ile görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılması, memurun göreve tekrara başlatılması zorunlu olan haller, görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılmasında amirin takdiri ve görevden uzaklaştırma tedbiri ile ilgili sürelerle ilgili olup somut olayımızda verilen bilgiler yukarıda anılan hükümlerle ilgili yorum yapılmasına olanak tanımamaktadır.
III. Fen İşleri Müdürlüğünün Bağlı Bulunduğu Daire Başkanlığının Görevden Uzaklaştırma Yetkisinin Tartışılması
6 D.5.Da., 24.2.1988, E:1987/790, K:1988/562, DD.72-73, 1989, s.272-273
7 ALTAY, Evren:a.g.e., s. 192.
8 ALTAY, Evren:a.g.e., s. 193.
6
Beyoğlu Belediyesi organizasyon şeması aşağıda gösterilmiştir9. Somut olayımızda Daire Başkanlığı denmesine rağmen böyle bir oluşum bulunmamakta, Fen İşleri Müdürlüğü Belediye Başkan Yardımcılarından birine bağlı olarak çalışmaktadır. Olayımızın kurgusal olmasından dolayı bu gerçek göz ardı edilerek Daire Başkanlığı onayı ile görevden uzaklaştırma incelenmeye çalışılacaktır.
Beyoğlu Belediyesi Personel Müdürlüğü ile yaptığım görüşmede, atama amirinin tüm memurlar için Belediye Başkanı olduğunu belirtilmiştir. Belediye memurlarının atanmalarında izlenecek yolu gösteren 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinin 2 inci fıkrasında da aynı paralellikte
" Belediye personeli, belediye başkanı tarafından atanır. Birim müdürlüğü ve üstü yönetici kadrolarına yapılan atamalar ilk toplantıda belediye meclisinin bilgisine sunulur."
hükmüne yer verilmektedir. Araştırdığımız konu görevden uzaklaştırma işleminin yetki unsurudur. İdare Hukukunda yetki, bir idari işlem veya kararı kanunen ihdas edebilme kudretini ifade eder. Kanunilik ilkesinin egemen olduğu idare alanında hangi hukuki işlemleri hangi idari organların alabileceği önceden konulan hukuk kuralları ile tespit edilmiştir. İdari işlem ve kararların hukuki etki ve sonuç
9 http://www.beyoglu.bel.tr/beyoglu_belediyesi
BELEDİYE BAŞKANI
BELEDİYE BŞK .YRD.
BELEDİYE BŞK. YRD.
İMAR VE ŞEHİRCİLİK MD.
FEN İŞLERİ MD.
FEN İŞLERİ ŞEFLİĞİ
YOL BAKIM AMİRLİĞİ
MERKEZ BÜRO AMİRLİĞİ
PARK VE BAHÇELER AMİRLİĞİ
PLAN VE PROJE MD.
RUHSAT VE DENETİM MD.
DESTEK HİZMETLERİ MD.
ETÜD PROJE MD.
BELEDİYE BŞK. YRD.
BELEDİYE BŞK. YRD
7
doğurabilmesi için mevzuatın öngördüğü yetki kurallarına uygun olarak ihdas edilmeleri gerekir10. Bir memurun kadrosunun bulunduğu kurumun amiri olmak, ilgili memur hakkında görevden uzaklaştırma işleminin tesis edilebilmesi için yeterli kabul edilmemiştir.
" ... 657 sayılı kanunun 138.maddesinde, görevden uzaklaştırma yetkisinin vali, kaymakam ve müfettişler dışında sadece atamaya yetkili amirlere tanınmış olması nedeniyle, atamaları Maliye Bakanlığınca yapılan saymanların, görevden uzaklaştırılmalarının da aynı Bakanlıkça yapılacağına dair kuşkuya yer yoktur..."11
Yetki unsuru D.M.K'nın 138 inci maddesinde düzenlenmiştir.
" ... anılan kanunun 138. Maddesinde de görevden uzaklaştırmaya yetkili olan kişi ve makamlar tek tek sayılmış ve bunlar:
a)Atamaya yetkili amirler
b)Bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri
c)İllerde valiler
d)İlçelerde kaymakamlar;
olarak saptanmıştır..."12
Yetki devrinin mümkün olup olmadığını da incelemekte yarar bulunmaktadır. Danıştay 5 inci Dairesi aldığı bir kararda 1580 sayılı Belediye Kanunun 101 inci maddesinde yetki devrini kabul etmek gerektiği ve mahkemenin böyle bir yetki devrinin olup olmadığını araştırması gerektiğini belirtmiştir13. Yetki devri konusu 5393 Sayılı Belediye Yasası'nın 42 maddesinde ele alınmış 1580 sayılı Eski Belediye Kanundan değiştirilmeden alınmasıyla, yetki devrinin mümkün olduğuna hükmedilmiştir.
" 1580 sayılı Belediye Kanununun 101.maddesiyle belediye başkanına, kendi sorumluluk ve gözetimi altındaki görevlerinden bir kısmını adına idare edip sonuçlandırmak üzere yardımcılarına devretme yetkisi verilmiş bulunmakta; 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 17/3.maddesinde de belediye daire başkanları ve diğer personelin büyükşehir belediye başkanınca atanacağına; 21.maddesinde de, 1580 sayılı Belediye Kanunu ile diğer ilgili mevzuatın bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin büyükşehir ve ilçe belediyeleri hakkında da uygulanacağına işaret edilmektedir. Gerek 3030 sayılı Kanunda gerekse bu Kanunun uygulanması ile ilgili Yönetmelikte, büyükşehir belediyesinde hizmetleri
10 SAĞLAM, Mehmet, Devlet Memurlarının Naklen Atanmamaları ve Nakil İşlemlerinin Yargısal Denetimi, Mahalli İdareler Derneği Yayını, Ankara, 1999, s. 12.
11 D.1.Da, 7.6.1996, E:1996/18, K:1996/124
12 D.5.Da, 30.12.1999, E:1997/2713, K:1999/4619
13 D.5.Da, 24.12.1991, E:1989/1961, K:1991/2552
8
başkan adına, onun emri ve sorumluluğu altında yürütülmesini sağlamak üzere bulunduğu belirtilen genel sekreter ile genel sekreter yardımcılarına, belediye memurlarının atanmaları konusunda herhangi bir yetki verilmemiş ise de; 3030 sayılı Kanunun 1580 sayılı Belediye Kanununa yollamada bulunan 21.maddesi karşısında, büyükşehir belediye başkanının görevlerinden bir kısmını genel sekreter ve genel sekreter yardımcılarına devretme yetkisi bulunduğunu kabul etmek gerekmektedir. Bu duruma göre büyükşehir belediyesi personelinin atanması konusunda büyükşehir belediye başkanınca genel sekreter ve genel sekreter yardımcılarına yetki devrinde bulunulup bulunulmadığının Mahkemece araştırılması gerekmekte ise de savunmada ve temyiz dilekçesinde davalı idarece yetki devrinin yapıldığı konusunda bir bilgi ve belgenin sunulmamış olması karşısında bu yoldaki iddialar kararı kusurlandıracak ve bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.."14.
Değinilen Danıştay kararına istinaden usulune uygun yetki devrinin yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır.
Görevden uzaklaştırma işleminin tesisinde yetkili olan kişi ve makamlar tek tek sayılmış olmakla birlikte disiplin kurullarının görevden uzaklaştırma konusunda yetkili olup olmadığı konusunda vurgu yapmanın yararlı olacağını düşünmekteyim. Disiplin kurulları, görevden uzaklaştırmaya yetkili bulunmamakta ise de atamaya yetkili amirin bu kurulda bulunması ve görevden uzaklaştırma yönünde oy kullanması halinde işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmektedir15.
" ...........Belediyesinde memur olan davacı, görevden uzaklaştırılmasına ilişkin 26.4.1996 günlü, 3 sayılı disiplin kurulu kararına itiraz etmiştir.
..., ...............Belediyesinde memur olan davacının, isnat edilen bazı fiiller nedeni ile hakkında tahkikat yapıldığından bahisle Belediye Başkanının başkanlığında toplanan Disiplin Kurulunun 26.4.1996 günlü, 3 sayılı kararıyla olayda, görevden uzaklaştırıldığı anlaşılmış olup, 657 sayılı Yasanın 138. maddesinin (a) bendinde görevden uzaklaştırma yetkisi atamaya yetkili amire verilmiş olup, amirin iradesi de bu yönde oluştuğuna göre görevden uzaklaştırma müessesesinin aciliyeti de göz önünde alındığından işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden İdare Mahkemesince işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile verilen iptal kararında hukuki isabet görülmemiştir."16
14 D.5.Da, 24.12.1991, E:1989/1961, K:1991/2552
15 ALTAY, Evren:a.g.e., s. 50.
16 D.5.Da, 23.12.1999, E:1997/1514, K:1999/4441
9
Yukarıda Disiplin Kurulları için anlatılan durum Belediye Encümeni kararları için de geçerli olmaktadır. Danıştay aldığı kararlarda görevden uzaklaştırma tedbirinin tesisi için uzaklaştırma cezası veren kurulun içinde atamaya yetkili amirin yer alması ve anılan işlemin tesisi lehine karar vermiş olmasını yetki açısından hukuka aykırı bulmamaktadır.
"...............Belediyesinde inşaat Teknisyeni olarak görev yapan davacı, görevden uzaklaştırılmasına ilişkin 20.01.1998 tarihli Belediye Encümeni kararının iptali istemi ile dava açmıştır.
..
1580 sayılı Yasa uyarınca atamaya yetkili olan belediye başkanının katıldığı ve belediye memurlarının disiplin cezası ile cezalandırılmaları konusunda yetkili bulunan belediye encümenince görevden uzaklaştırma işlemi kurulmasında yetki ve şekil bakımından hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Buna göre; Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, belediye başkanı yerine belediye encümeni kararıyla işlem kurulduğu gerekçesiyle işlenin iptalinde hukuki isabet görülmemiştir...."17.
Her ne kadar Yasa hükmünde açıkça belirtildiği gibi memurun amiri değil "atamaya yetkili amiri" görevden uzaklaştırmaya olsa da usulüne uygun yetki devrinin yapılıp yapılmadığını araştırılması gereklidir. Somut olayımızda böyle bir yetki devri var ise hukuka aykırılıktan bahsedilemeyecektir. Usulüne uygun olarak yapılmış yetki devri yok ise 27.02.2009 tarih 270 sayılı Daire Başkanlığı onayı ile görevden uzaklaştırma işleminin tesisi mümkün değildir.
Yetkili olmayan kişi ve makamlar tarafından tesis edilen görevden uzaklaştırma işlemi mevzuata uygun olmadığından iptale mahkumdur18.
IV. 5 Gün İşe Gelmemenin Görevden Uzaklaştırma Kararının Alınması İçin Yeterli Olup Olmadığı ve Görevden Uzaklaştırma Önleminin Alınması İçin Hangi Sebeplerin Gerçekleşmesi Gerektiğinin Tartışılması
17 4.6.2002, E:1999/2585, k:2002/2584
18 TAŞKIN, Ahmet:a.g.e., s. 308.
10
Somut olayımız bir memurun izinsiz ve özürsüz beş gün görevine gelmemesi nedeni ile 657 Sayılı Kanunun 137 inci maddesi uyarınca görevinden uzaklaştırılmasıdır. Bir memurun izinsiz ve özürsüz olarak 5 gün görevine gelmemesinin yaptırımı görevinden uzaklaştırılması değildir. Görevden uzaklaştırma işlemi bir yaptırım değil geçici bir önlemdir. Anayasa Mahkemesi her ne kadar bir kararında; "
"...Görevden uzaklaştırma ile ilgili konulan 51., 52., 53., 54., 55. ve 56. maddeler düzenlemektedir. Bunların disiplin cezası niteliğinde düzenlemeler olmasından..."19
şeklinde ifade ile görevden uzaklaştırma işlemini, disiplin cezası niteliğinde görmüş ise de bu işlemin ilgilinin cezalandırılması amacı ile değil, kamu hizmetinin gözetilerek bir önlem olarak tesis edilmesi nedeni ile bu görüşe katılmak mümkün değildir20. Bu bağlamda beş gün izinsiz ve özürsüz olarak göreve gelmemenin, görevden uzaklaştırma kararının alınması için yeterli olup olmadığı hususunda söylenecek olan İdarenin bu konuda taktir yetkisinin olduğudur, bu noktada İdarenin bazı durumlarda görevden uzaklaştırma işlemini tesis etmek konusunda mecburiyeti olduğunu da söylemek gerekir; örneğin Kefalet Kanunu ve Devlet İhale Kanunu'nda öngörülen belirli durumlarda ilgili memurun görevden uzaklaştırılması yasal bir zorunluluktur21.
Sözü edilen taktir yetkisinin sınırsız olduğunu söylemek ise olanaklı değildir, yani her soruşturma konusu eylem nedeni ile görevden uzaklaştırma işleminin tesis edilmesi mümkün değildir22. Görevden uzaklaştırma işleminin hukuka uygun olup olmadığının tespitinde kriter olark, görevden uzaklaştırma işleminin tesisinde memurun görevi başında kalmasının sakınca yaratacak olması bir önkoşul olarak öngörülmekte olup söz konusu sakıncanın varlığının tespiti bakımından ise kamu hizmeti gereklerinin gözetilmesi gerekmektedir. Bir başka deyiş ile görevden uzaklaştırma tedbirine başvurulabilmesi, bir kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesinin, ilgili memurun görevinden uzaklaştırılmasını zorunlu kılmasına bağlı bulunmaktadır.23.
19 A.Y.M., 4.4.1991, E:1990/12, K:1991/7, R.G.:13.08.1991-20958
20 ALTAY, Evren:a.g.e., s. 17.
21 Bkz. 2489 sayılı Kefalet Kanunu, m. 6., 2686 sayılı Devlet İhale Kanunu, m. 85.
22 TAŞKIN, Ahmet:a.g.e., s. 314.
23 ALTAY, Evren:a.g.e., s. 2..
11
İzinsiz ve özürsüz olarak beş gün göreve gelmemek bir disiplin suçudur ve yaptırımı, D.M.K.'nın 125 inci maddesinde düzenlendiği üzere kademe ilerlemesinin durdurulmasıdır. Kademe ilerleme cezası fiilin ağırlık derecesine göre memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin 1-3 yıl durdurulmasıdır. D.M.K.'nın 125/D-b sine göre memurun özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün göreve gelmemesi kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve hallerdendir.
Somut olayımızda memurun yaptığı eylem disiplin soruşturmasını gerektiren bir eylemdir. Açıklanmaya muhtaç olan konu ise bu soruşturma konusu eylem karşısında görevden uzaklaştırma tedbirine başvurulmasının gerekli olup olmadığıdır. Bu kararın verilmesinde bakılması gereken husus memurun yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetinin gereği gibi yerine getirilmesinde ilgili memurun görevden uzaklaştırılmasını zorunlu olup olmadığıdır. Görevden uzaklaştırma işleminin sebep ve amaç unsurlarının değerlendirilmesi çözüme ulaşılmasını sağlayacaktır.
Görevden uzaklaştırma işleminin sebebini ilgili memurun görevi başında kalmasının yaratacağı sakınca oluşturmaktadır. Görevden uzaklaştırma işleminin tesis edilmesinde amaç unsuru ise, görevden uzaklaştırılan memurun görevi başında kalması halinde ortaya çıkması kuvvetle olası sakıncaları önlemektir.
Kamu hizmetinin gereği gibi yerine getirilmemesi sakıncasının ortaya çıkışı iki türlü olabilir24.
a-Hizmetten Yararlananlar Yönünden Sakınca Ortaya Çıkması
Kamu görevlilerine yönelik iddiaların ya da hizmetin yürütülmesinde ortaya çıkan olumsuzlukların açıklığa kavuşturulmaları sürecinde ilgili kamu görevlisinin görevi başında kalmasının , hizmetten yaralananlar bakımından ortaya çıkarabileceği
24 ALTAY, Evren:a.g.e., s.36.
12
ve idarece göze alınması mümkün olmayan olumsuz bir riskin varlığı, görevden uzaklaştırma kurumuna başvurulabilmesi için yeterli sebebi oluşturmaktadır.
Görevden uzaklaştırılması gereken memurun eylemleri, idare bakımından hizmet kusuru veya görev kusuru niteliği taşıyabilecek ve bu suretle idarenin sorumluluğuna neden olabilecektir. Görevden uzaklaştırılması gereken bir kamu görevlisinin uzaklaştırılmaması nedeni ile oluşacak zarardan da idarenin "hizmet kusuru" nedeni ile sorumlu olacağı açıktır.
Somut olayımızda memur yaptığı eylemden dolayı disiplin soruşturması geçirecektir, izinsiz ve özürsüz beş gün göreve gelmemek en ağır ikinci disiplin yaptırımı kapsamındadır ve bu disiplin soruşturması sarısında yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi yürütememe riski bulunmaktadır. Böyle bir riskin varlığı da idarenin yukarıda değinilmeye çalışılan hizmet kusuru nedeni ile sorumlu olma riskini taşıması anlamına gelecektir. Memurun görevden uzaklaştırılması ile bu olası sonuçlar önlenecektir.
b-İdare Yönünden Sakınca Ortaya Çıkması
Memurun görevi başında kalması doğrudan idare bakımından sakıncalı bir durum ortaya çıkartabilir. BU sakıncanın ortaya çıkışı, kamu hukukuna özgü nedenlerden kaynaklanmamakta, idare ile personeli arasında işçi-işveren ilişkisinin bie sonucu olmaktadır. 399 Sayılı K.H.K.'da bu durum, "işyerinde kişilere veya mallara karşı ağı zara ika edileceği hakkında kuvvetli emarelerin bulunması" olarak ifade edilmektedir.
İlgili memurun görevi başında kalmasının idare bakımından telafisi imkansız zararlar doğurması ihtimali, görevden uzaklaştırma işleminin tesisi için yeterli bir neden oluşturmaktadır.
13
Özetle, görevden uzaklaştırma işleminin tesisi edilebilmesi için gerekli olan tek koşul, kamu görevlisinin görevi başında kalmasının kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesinde sakınca yaratacak olmasıdır. Bunun dışında herhangi bir koşulun varlığı aranmamaktadır. Bu durum idareye geniş bir takdir yetkisi tanımaktadır. Hizmet bakımından ortaya çıkması olası sakıncanın varlığı, görevden uzaklaştırma konusunda idareye tanına bu takdir yetkisinin gerekçesini oluşturmaktadır.25.
V. Görevden Uzaklaştırılan Memur Hakkında 1 Ay soruşturma Açılmamasının; 1/3 Oranında Aylığının Kesilmesinin Yanında, Sosyal Hak ve Yardımlardan Yaralandırılmamasının Hukuka Uygunluğunun Tartışılması
a- Görevden Uzaklaştırılan Memur Hakkında 1 Ay soruşturma Açılmamasının Hukuka Uygunluğu
657 sayılı D.M.K.'da kural olarak idareye, soruşturma ve kovuşturmaya dayalı olarak görevden uzaklaştırma tedbirine başvurabilme olanağı tanınmaktadır. Mevcut bir soruşturma ya da kovuşturma olmaksızın görevden uzaklaştırma işleminin tesis edilebilmesi mümkün olmakla birlikte bu durumda, görevden uzaklaştırma tarihinden itibaren on iş günü içinde soruşturmaya başlanılması kaydı ile ilgili kamu görevlisinin görevden uzaklaştırılması mümkündür. Bu durum D.M.K.'nın 139 uncu maddesinde aşağıdaki şekilde ifade edilmiştir
"Görevinden uzaklaştırılan devlet memurları hakkında görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanması şarttır."
Somut olayımızda görevden uzaklaştırma işleminin tesisi mevcut bir soruşturma olmaksızın gerçekleştirilmiştir. Kanunda soruşturma koşulunun getirilmesi suretiyle memurun keyfi olarak görevlerinden uzaklaştırılabilmeleri engellenmek istenmiş ve ancak bir soruşturmaya konu olacak ağırlıktaki eylemleri nedeni ile görevden uzaklaştırılabilecekleri kabul edilmiş olmaktadır.
Görevden uzaklaştırma işleminin tesisinden bir ay sonra memur hakkında soruşturma açılmamış olması yukarıda anlatılan nedenlerle hukuka uygun değildir.
25 ALTAY, Evren:a.g.e., s.61
14
Görevden uzaklaştırma işleminin tesisini izleyen on iş gün içinde soruşturmaya başlanılmamış olması hukuka uygun olmamakla birlikte bu durum uzaklaştırma işleminin kendiliğinden hükümsüz hale gelemsi sonucuna yol açmamaktadır. İdarenin, görevden uzaklaştırdığı ve bu tarihten itibaren on iş gün içinde soruşturma başlatmadığı memur için yeni bir işlemle görevden uzaklaştırma tedbirini kaldırması ve memuru görevine iade etmesi gerekmektedir. Görevden uzaklaştırma tedbiri, memurun soruşturmaya konu olan eyleminin, hizmetlerini devama engel olmadığı hallerde her zaman kaldırılabilir. Bu durumun yasal dayanağı D.M.K 144/1'dir.
"140 ıncı ve 142 inci maddelerle 143 üncü maddenin a, b c, fıkralarında yazılı olalar hakkındaki görevden uzaklaştırma tedbiri,Devler memurunun soruşturmaya konu olan fiillerinin, hizmetlerini devama engel olmadığı hallerde her zaman kaldırılabilir." "
Görevinden uzaklaştırıldığı halde on iş günü içinde hakkında soruşturma açılmayan memur bu tedbirin kaldırılması için idareye başvurma hakkına sahiptir. İdarenin bir çok konuda çok geniş takdir yetkisi bulunmakta ise de hiç bir zaman keyfi hareket etme yetkisi bulunmamaktadır. Üstelik görevden uzaklaştırdığı memuru hakkında derhal soruşturma başlatmayan amirin hukuki, mali ve cezai sorumluluklarının bulunduğu 657 sayılı D.M.K.'da hükme bağlanmıştır (m. 139/2).26 Görevine iade edilmeyen memurun, göreve iade edilmesini istemesi ve bu yöndeki başvurusunun idarece reddi halinde de bu işlemin iptali istemi ile dava açması gerekmektedir.
Görevden uzaklaştırma işleminin tesisini izleyen on iş günü içinde soruşturma açılmamış olmakla birlikte daha sonra başlanılmış olan bir soruşturmanın varlığının mahkemece tespiti halinde, salt süresinde soruşturma açılmamış olmasının, soruşturma konusunun gözetilmeksizin memurun görevine iadesini zorunlu kılmayacağı kabul edilmektedir. Ancak bu durumun soruşturmayı süresinde başlatmayan amirin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını belirtilmelidir27.
"......... İli İlçesi Halk Eğitim Merkezi ve ASO Müdürlüğünde Giyim Öğretmeni olarak görev yapan davacı, 3 ay süre ile görevşnden uzaklaştırılmasına ilişkin.............günlü,......... sayılı işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.
26 Madde gerekçesinde, bu düzenlemenin görevden uzaklaştırılan memurlar bakımından teminat maddesi olduğu belirtilmektedir.
27 ALTAY, Evren:a.g.e., s. 120.
15
Sivas İdare Mahkemesinin................................... kararıyla............. 657 Sayılı Yasanın.............. görevden uzaklaştırılan devlet memurları hakkında görevden uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanmasının şart olduğunun hükme bağlandığı, olayda davacı hakkında görevden uzaklaştırma işlemi tesis edilmiş olmasına rağmen davacının disiplin veya ceza soruşturmasına istinaden görevden uzaklaştırıldığı ya da görevden uzaklaştırıldıktan sonra 10 iş günü içinde soruşturma başlatıldığını gösterir somut herhangi bir bilgi ve belgenin dava dosyasında mevcut olmadığı, bu durumda idari veya cezai bir soruşturma söz konusu olmaksızın davacının disiplin cezası niteliğindeki bir işlemle görevden uzaklaştırılmasına hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
...
Öte yandan, 657 Sayılı Yasanın 139. maddesiyle getirilen görevden uzaklaştırılan Devlet Memurları hakkında uzaklaştırmayı izleyen 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanmasının şart olduğuna ilişkin düzenlemeye uygun olarak, 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanıp başlanmadığı anlaşılamamakta ise de; bu husus soruşturma emrini veren amirin sorumluluğuna ilişkin olup İdare Mahkemesince iptal sebebi olarak kabul edilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır."28
Belirtilen süre içinde soruşturulmaya başlanılmamış olması halinde görevden uzaklaştırılan memurun göreve iadesi idare bakımından bir zorunluluk olmakla birlikte idarenin bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde memurun göreve iadesi için idareye başvurması gerekmektedir. İdareye başvuru için herhangi bir süre sınırı yoktur.
Göreve iade başvurusunun idarece reddi işlemine karşı bu işlemin iptali istemiyle süresinde dava açmayan memurun, görevden uzaklaştırma tedbirinin devam etmesi kaydıyla görevine iadesi için idareye başvurmasına ve bu başvurunun reddi halinde bu işleme karşı dava açmasına engel bulunmamaktadır.
b- 1/3 Oranında Aylığının Kesilmesinin Yanında, Sosyal Hak ve Yardımlardan Yaralandırılmamasının Hukuka Uygunluğu
Görevden uzaklaştırılan memurun görevden uzakta geçirdikleri süre boyunca aylıklarının 2/3'ü ödenmesi zorunludur. Bu durum 657 sayılı D.M.K.'nın 141 inci maddesinde hükme bağlanmıştır.
"Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan yararlanmaya devam ederler"
28 D.5.Da, 30.5.2000, E: 1999/4436, K:2000/1654
16
Görevden uzaklaştırılan memura 2/3 oranında ayık ödenmemesi kuralının istisnasını, Kefalet Kanunun 6 ıncı maddesinde öngörülen durum oluşturmaktadır.
Memurun aylığından yapılan kesintinin yanında, sosyal hak ve yardımlardan yararlandırılmaması ise hukuka uygun değildir. Görevden uzaklaştırılan memur, görevden uzakta geçirdikleri süre boyunca D.M.K.'da öngörülen tüm sosyal hak ve yardımlardan yararlanmaya devam ederler. 657 sayılı D.M.K.'da görevden uzaklaştırılan memurun sosyal hak ve yardımlardan yararlanmaya devam edeceği hükme bağlanmıştır. Sosyal hak ve yardımlar 657 Sayılı D.M.K.'nın 6 ıncı kısmında düzenlenmektedir. Görevden uzaklaştırma tedbiri sonrasında tesis edilen işlem, memuriyete son verme olsa dahi ödenmiş olan sosyal hak ve yardımların geri istenebilmeleri mümkün değildir.
VI. Süresi İçinde Soruşturmaya Başlanmış ve Söz Konusu Eylemi Nedeniyle İlgiliye Kademe İlerleme Cezası Verilmiş Olması Halinde Görevden Uzaklaştırma Tedbirinin Devamının Tartışılması
Bu bölümde tartışılması istenen süresi içinde başlatılan ve memura kademe ilerleme disiplin cezası verilmesi ile sonuçlanan soruşturmanın görevden uzaklaştırma işlemine etkisidir.
Öncelikle belirtilmelidir ki; görevden uzaklaştırma işlemi ya memurun görevine iadesi ya da memurun kamu görevine son verilmesi ile ortadan kalkmaktadır.
Görevden uzaklaştırma işleminin özelliklerinden biri geçici süreli olmasıdır. Bir memur hakkında süresiz olarak görevden uzaklaştırma işlemi tesis edilebilmesi hukuken mümkün değildir. Görevden uzaklaştırma işleminin geçici süreli olması, bu tedbirin devamı bakımından yeni işlemlerin tesisini zorunlu kılmıştır. Somut olayımızda işlemin devamı için süresinde yani on iş günü içinde soruşturma açılması yeni işlemlerin ilkidir. Görevden uzaklaştırma işleminin tesisi konusunda idareye tanınan takdir yetkisi, görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılması bakımından da geçerlidir. İdare, memurun görevi başında kalmasının, yürüttüğü hizmet bakımından doğurduğu sakıncanın ortadan kalktığı yönünde bir tespitte bulunması durumunda
17
memuru görevine iade eder. Soruşturmanın her aşamasında görevden uzaklaştırma işlemi tesisi edilebileceği gibi somut olayımızda yapılması beklenen disiplin soruşturmasının da her aşamasında görevden uzaklaştırma işlemi yetkili kişi ya da makam tarafından kaldırılabilir. Yetkide paralellik ilkesi gereği kural olarak görevden uzaklaştırma işlemi tesis eden makamın, tesis etmiş olduğu bu işlemi kaldırma yetkisi bulunmaktadır. Bu kuralın istisnasını müfettişler tarafında tesis edilen görevden uzaklaştırma işlemi oluşturmaktadır, bu durumda işlemi kaldırma yetkisi atama amiridir.
İdarenin takdir yetkisine dayalı olan durum dışında, görevden uzaklaştırma işleminin kaldırılması soruşturmanın sonuçlandırılmasına bağlı bulunmaktadır. Somut olayımızda olduğu gibi, görevden uzaklaştırma işlemi bir disiplin soruşturması nedeniyle olduğunda; D.M.K.'da, işlemin en fazla üç ay devam edebileceği ve bu süre sonunda hakkında bir karar verilmediğinde memurun görevine başlatılacağı hükme bağlanmıştır. Burada idarenin takdir yetkisinden değil bağlı yetkisinden söz edilmektedir.
"Görevden uzaklaştırma bir disiplin kovuşturması icabında olduğu takdirde en çok3 ay devam edebilir. Bu süre sonunda hakkında bir karar verilmediği takdirde memur görevine başlatılır" (D.M.K. m. 141/1)
Yapılan soruşturma sonunda disiplin yüzünden memurluktan çıkarma cezası almayan memur için tesis edilmiş görevden uzaklaştırma işlemi derhal kaldırılır.
"Soruşturma sonunda disiplin yüzünden memurluktan çıkarma veya cezai bir işlem uygulanmasına lüzum kalmayan Devlet memurları için alınmış olan görevden uzaklaştırma tedbiri, 138'inci maddedeki yetkililerce (Müfettişler tarafından görevden uzaklaştırılanlar hakkında atamaya yetkili amirlerce) derhal kaldırılır. (D.M.K. m. 142/1)
Somut olayımızda memur, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almıştır, memuriyeti devam etmektedir Bu nedenle görevden uzaklaştırma işleminin derhal kaldırılması zorunludur.
657 Sayılı D.M.K., memurun tekrar göreve başlatılması zorunlu hallerden biri olarak haklarında memurluktan çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenleri saymıştır. Bu durum memurun görevden uzakta geçirdiği süre zarfında ödenmemiş
18
olan 1/3 aylıklarının ödenebilmesi için aranan bir koşuldur. Kanun ödenmeyen 1/3 aylıkların ödenebilmesi için memurun göreve iade edilmiş olmasını yeterli bulmamış göreve iadenin idare bakımından bir zorunluluk arzetmesi koşulunu aramıştır29.
VII. Keyfi Olarak veya Garez ve Kin Dolayısı İle Görevden Uzaklaştırılan Amir Hakkında Yapılabilecekler
"Memuru görevden uzaklaştırdıktan sonra memur hakkında derhal soruşturmaya başlamayan, keyfi olarak veya garez veya kini dolayısı ile bu tasarrufu yaptığı, yaptırılan soruşturma sonunda anlaşılan amirler hukuki, mali ve cezai sorumluluğa tabidirler" (D.M.K m.139/2). Görevden uzaklaştırma tedbiri ile, yetkili amirlere soruşturmanın selametle yürütülebilmesi açısından geniş yetkiler tanınmıştır. Yetkili amirlerin, bu yetkilerini keyfi ve indi bir şekilde kullanmaları da olanaklıdır. Memurları bu tür uygulamalardan koruma ve güvene kavuşturmak amacı ile yetkili amirlere keyfi ve indi kararlarına karşı sorumluluklar getirilmiştir30. 657 sayılı D.M.K.'nın 139 uncu maddesinde görevden uzaklaştıran amir için üç tür sorumluluk öngörülmüştür: a) Hukuki sorumluluk, b) mali sorumluluk, c) cezai sorumluluk.
Hukuki sorumluluk, haksız yere görevden uzaklaştıran amir hakkında adli yargı önünde açılacak maddi ve manevi tazminatı gerektiren sorumluluk halidir31.
Mali sorumluluk, gereği gibi tesis edilemeyen görevden uzaklaştırma tedbirinden doğan mali kayıpların karşılanmasını ifade eder. Mali kayıp esasen idare aleyhine açılan tam yargı davası ile tazmin edilir ve ilgilisine genel hükümlere göre rücu edilir32.
29 ALTAY, Evren:a.g.e., s. 209
30 PINAR, İbrahim, Memur Suçlarında Soruşturma Usulü, Seçkin Yayınevi, Ankara, 1977 , s. 1144., Aktaran Gökhan Orhan, Türkiye'de Memur Disiplin Suç ve Cezalarının Uygulanması (Yüksek Lİsans Tezi), T.C. Muğla Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı, Muğla, 2003, s. 40.
31 BİLGİN, İkram/ FAZLI, Köksal, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun Disiplin Hukuku ve Uygulaması, www.mülkiyeteftis.gov.tr, s. 49
32 YALMAN, Yavuz Selim, Görevden Uzaklaştırma Tedbiri Hakkında Amir ve Memur Tarafından Dikkat Edilmesi Gereken Bazı Hususlar Üzerine , http://yalmanhukuk.blogspot.com, 2009.
19
Cezai sorumluluk, ceza yasası esaslarına göre saptanacak olan sorumluluğu ifade eder.33
Memur, amiri veya kurumları tarafından kendilerine uygulanan idari eylem ve işlemlerden dolayı şikayet ve dava açma hakkına sahiptirler (D.M.K. m. 21)
Keyfi olarak veya garez ve kin dolayısı ile görevden uzaklaştıran memur şikayetini hakkında Devlet Memurları Şikayetleri ve Müracaatları Hakkında Yönetmelikte belirtilen usullere göre yapar. Aksi durumlarda şikayet edenin sorumluluğu doğacaktır.
Memur dava açma yoluna gidebilir. Memur, görevden uzaklaştırma tedbirinin kendisine yazılı olarak tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idare mahkemesine yürütmeyi durdurma istemli iptal veya sadece iptal davası açılabilir. Yürütmeyi durdurma bir ara karar olup, iptal kararına göre daha zor verilir. 2577 Sayılı Kanunun 27 inci maddesine göre bu kararın verilebilmesi için, sadece hukuka aykırılık değil, “açıkça hukuka aykırılık” ve “telafisi güç veya imkansız zarar doğurma koşulu” nun açıkça hukuka aykırılık şartı ile birlikte gerçekleşmesi gerekir. Ama bu talebin her görevden uzaklaştırma tedbiri için açılan davada talep edilmesi faydalı olur. Bu ara karar talebi red edilse dahi, dava devam eder ve iptal kararı gelebilir.
Görevden uzaklaştırma işlemine; mahrum kalınan tüm parasal hakların yasal faizi ile birlikte geri ödenmesi yönünde dava açılması mümkündür. Şartlar var ise manevi tazminat davası da açılabilir.
Yürütmeyi durdurma isteminin reddine dair idare mahkemesi kararına karşı Bölge İdare Mahkemesine bu red kararının tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz etme hakkı ile davanın görüşülüp bitmesi sonrasında kaybedilmesi halinde de, 30 gün içinde Danıştay nezdinde temyiz hakkı bulunmaktadır
33 BİLGİN/FAZLI: a.g.m., s. 49
20
Süreler tebliğ, yayın ya da ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Tatil günleri sürelere dahildir. Sürenin son gün tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. Bu sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış olur.
Şikayet ya da iptal davası sonucuna göre yapılacak soruşturmada görevden uzaklaştıran amirin keyfi olarak veya garaz veya kini dolayısı ile bu tasarrufu yaptığının anlaşılması durumunda D.M.K.'nın 139 uncu maddesine uyarlı olarak sorumlulukları ortaya çıkacaktır.
Görevden uzaklaştırma yetkilerini gereği gibi kullanmayan amir hakkında, "görevi ihmal", "görevi kötüye kullanma" suçlarından sorumlulukları cihetine gidilebilir.
Görevden uzaklaştıran amir hakkında adli yargıda maddi ve manevi tazminat açma hakkı kullanılabilir. Ayrıca gereği gibi tesis edilemeyen görevden uzaklaştırma tedbirinden doğan mali zararlar için idare aleyhine tam yargı davası açılabilir, davanın sonucuna göre ödeme idarece yapılır ve ilgilisine genel hükümlere göre rücu edilir.
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Görevden Uzaklaştırma" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Av. Kanat Onur Ataç'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
13-12-2013 - 10:38
(1745 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 1 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 1 okuyucu (100%) makaleyi yararlı bulurken, 0 okuyucu (0%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
15033
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 4 saat 19 dakika 17 saniye önce.
* Ortalama Günde 8,61 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 40419, Kelime Sayısı : 4708, Boyut : 39,47 Kb.
* 5 kez yazdırıldı.
* 3 kez indirildi.
* Henüz yazarla iletişime geçen okuyucu yok.
* Makale No : 1735
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,03237510 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.