Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Aktif Makale Banka Kredilerinde Dosya Masrafı İadesi

Yazan : Mehmet Gerem [Yazarla İletişim]
Avukat

Makale Özeti
Bankalar tarafından,kredi sözleşmelerinde alınan haksız şart niteliğindeki masrafların tüketiciye iadesi hakkında
Yazarın Notu
İnceleme makale tarzında değil bir deneme tarzında kaleme alınmıştır. Sadece tüketicileri konu ile ilgili bilgilendirme amacı gütmektedir. Bilimsel görüş değil tüketiciyi bilgilendirme amacıyla hukuki görüşleri içerir.

BANKALARIN KULLANDIRDIKLARI KREDİLERDE ALINAN
HAKSIZ ŞARTLARIN İADESİ


Giriş
Bu deneme yazısı, bankaların tüketicilerden haksız olarak aldığı dosya masrafı, kredi kartı aidatı gibi haksız şartların değerlendirilmesi üzerine kaleme alınmıştır. Amacı ise tüketicilerin haksız olarak cebinden çıkan bu alacak kalemlerini nasıl geri alabileceği konusunda bilgilendirilmesidir. Bu kapsamda konu öncelikle genel olarak değerlendirilecek, Konuyla ilgili yasal hükümlere yer verilecek, hangi masrafların haksız masraf yani geri alınabilecek masraf olduğuna değinilecek, Sürecin yargılama ve icra safhalarına ilişkin bilgiler verilecek, Daha sonrada kafalarda kalan soru işaretleri genel bir şekilde giderilmeye çalışılacak konuyla ilgili sıkça sorulan sorulara yer verilecektir.

Genel Değerlendirme

Son zamanlarda basılı ve görsel medyada bu tarz haberlere sıkça yer verilmektedir. Öncelikle konunun içeriğine kısaca değinelim; Kredi sözleşmelerinde ve kredi kartı sözleşmelerinde, bankalar tarafından asıl alacak ve faiz dışında, dosya masrafı, ipotek kaldırma ücreti, yapılandırma ücreti, kredi kartı aidatı, kapama ücreti, komisyon ücreti ve benzeri çeşitli isimler altında, bankacılık hizmetinin doğasından kaynaklanan bazı masraflar alınmaktadır. Çoğu zaman bireylerin acil kredi ihtiyacı içinde olması nedeniyle sayfalarca tutan kredi sözleşmeleri, detaylı okunmadan üstün körü bir şekilde imzalanmaktadır. Bankalar her sayfaya bireylerin, ayrı ayrı isim, soyisim ve imzalarını almaktadır. Böylece tarafların ayrı ayrı her sayfada yazılan şartları kabul ettikleri düşünülmektedir.

Bu durum tartışmalı bir noktadır. Gerçekten bu masraflar bankalara ekstra külfet yükleyen ve alınması gereken ücretler midir, yoksa bankaların haksız olarak vatandaşa fazladan külfet yükledikleri kredi şartları mıdır? Sorunun çözümü aslında özel hukukun temel ilkelerinden biri olan “sözleşme serbestisi prensibi” ile açıklanabilir. Bu ilkeye göre taraflar kanunun belirlediği sınırlar içerisinde diledikleri gibi sözleşme yapabilir. Bu sözleşmeler sınırsız sayıdadır. Bir marketten aldığınız ekmek de, yaptırdığınız inşaatta bu ilkeye tabidir. Ancak göz ardı edilmemesi gereken bir konuda “tarafların birbirine uygun iradeleri”dir . Bu bir sözleşme için olmazsa olmaz niteliktedir. Zira sözleşmeler hukukun çizdiği sınırlar altında, tarafların birbirine uygun iradeleriyle kurulur.

İşte haksız şart terimi de buradan doğmaktadır. Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında anlaştıkları halde sözleşme kurulmuş sayılır. Tarafların üzerinde anlaşmadıkları ve bir tarafa haksızlık derecesinde fazladan yükümlülük yükleyen sözleşme hükümleri geçersiz kabul edilmelidir. Bu doğal hukuktan ve mutlak adalet ilkesinden kaynaklanmaktadır.

İkinci olarak ise Cengiz İlhan’ın Tüketicinin Korunması hakkında Kanun’u incelediği eserinde belirttiği gibi, “taraflardan birinin tüketici, diğerinin de banka olduğu bir düzlemde, sözleşme özgürlüğünden bahsetmek basit bir demogojiden başkan bir şey değildir.” Bu ifade gerçekten çok yerinde kullanılmıştır. Bireyin bankadan beklediği, ana para ve faiz karşılığında kendisine kredi sağlanmasıdır. Bunun dışında dosya masrafı yapılandırma ücreti gibi fazladan eklentiler yapılması, kendi hür iradesi değil bir dayatmadır. Paraya ihtiyacı olan bireyde mahkum bir biçimde bu masrafların altında kalmaktadır.

Konuyla İlgili Yasal Düzenlemeler

Bu konuyla ilgili en temel yasal düzenlemeler 4077 s. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’dur. Bu kanun tüketicilerin Satıcılara karşı sahip oldukları hakları düzenlemektedir. Kanun birçok konuya değinmekle birlikte, kanunun kapsamına tümüyle girilmesi çok kapsamlı olması ve konunun derinliğinden uzaklaşmayı gerektireceğinden bu çalışmada, kanunun tüm hükümlerine değinilmeyecektir. Zira yukarıda açıklandığı üzere çalışmanın amacı sadece bankalardan, haksız olarak alınan dosya masrafı gibi alacak kalemlerinin iadesini içermektedir.

Bununla birlikte değinilmesinde yüksek yarar gördüğüm iki tanım vardır. Birincisi, çalışmamız kapsamında tüketici, bankadan bireysel ihtiyaçları nedeniyle kredi kullanan bireyleri kapsamaktadır. Bu krediler ihtiyaç kredisi, konut kredisi, seyahat kredisi gibi değişik isimler altında kullandırılan ve temel olarak bireysel ihtiyaçlar için kullanılan kredilerdir. Buna göre ticari ve mesleki krediler, yani ticari kredi kullananlar, tüketici kavramında değildir, bu kapsamda da şu an için dosya masrafı vb. iadeler bu kredilerde mümkün değildir.( Hemen belirtelim yeni yürürlüğe giren TBK kapsamında bu masraflarında iade edilmesi gerektiği üzerine bir çalışma daha sonra tarafımızdan hazırlanacaktır.)

Çalışmamıza göre, temel satıcı bankalardır. İlgili kanunlara göre kredi verme yetkisine sahip kuruluşlarda satıcı olabilir.

Gelelim konumuzla ilgili olan maddeye; 4077 s. Kanunun 6. maddesi haksız şartları düzenlemektedir. İlgili madde;

Satıcı veya sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır.

Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir.

Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir.

Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez.

Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir.

6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir ve sözleşmede bulunması gereken şartlardan bir veya birkaçının bulunmaması durumunda eksiklik sözleşmenin geçerliliğini etkilemez. Bu eksiklik satıcı veya sağlayıcı tarafından derhal giderilir.

Bakanlık standart sözleşmelerde yer alan haksız şartların tespit edilmesine ve bunların sözleşme metninden çıkartılmasının sağlanmasına ilişkin usul ve esasları belirler.

Açıkça görüldüğü üzere kanun maddesi dosya masrafı, kredi kartı aidatı, gibi haksız şartların iadesini düzenlemektedir. Zira Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir. (Yani tutar ödenmişse iadesi gerekir.) Diğer bir hükme göre ise Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Yani müzakere edilmeyen kısım haksız şarttır ve iadesi gerekir.

Ayrıca konuyla ilgili olarak TBK da düzenlenen genel işlem koşulları da tüketici lehine hükümler içermektedir. Zira Borçlar kanununun 21. maddesi “ Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır.”hükmünü içermektedir. Yazılmamış sayılma, o hükmün sözleşme de olmaması gerektiğini ifade eder. Dolayısıyla böyle bir para alınmışsa iadesi gerekir.

Ayrıca yüksek mahkeme olan Yargıtay bu konuda çeşitli kararlar vermekte iken, Yargıtayın son karar mercii Hukuk Genel Kurulu bu masrafların iadesinin gerektiği yönünde karar vermiştir. (2010/13-93/88)

Hangi masraflar İade Edilebilir?

Yukarıda haksız şartların yasal hükümleri, kaynağı belirtilmiştir. Bu yazının tüketici açısından en önemli olan bölümü ise bu bölümdür. Yani hangi masraflar iade edilebilir. İşte iadesi mümkün masraflar şunlardır;

-Kredi kartı aidatı: Bu konunun temelini oluşturan alacak, aslında kredi kartı aidatıdır. Türkiye’de yaklaşık 38.000.000 kredi kartı kullanıcısı olduğundan bahsedilmektedir. Bu kişilerin büyük bir çoğunluğundan da böyle bir haksız şart alınmaktadır.

-Dosya Masrafı: Kullandırılan kredilerde taraflardan sıklıkça alınan bir kalemde budur. Son zamanlarda ‘dosya masrafsız kredi’ şeklinde banka reklamları piyasaya sürüldü. Aslında olması gereken kredilerden dosya masrafının alınmamasıdır. Fakat burada dikkat edilmesi gereken bir konu bulunmakta, mahkemeler bazen dosya masraflarının iade talebini kabul etmemekte. Zira bu kredi için gerekli görülmekte. Fakat çoğu kredi sözleşmelerinde fahiş, 300 TL gibi, dosya masrafı alındığı görülmektedir. İşte zorunlu miktarı aşan bu kısmın yani fahiş kısmın iadesi gerekir. –Peki ben neyin fahiş, neyin zorunlu olduğunu nereden bileceğim? Bu sorunun cevabına aşağıda değinilecektir.

-Yapılandırma ücreti: kredinizde, yapılandırma imkânından faydalanmak istediğinizde alınan haksız ücrettir. Yapılandırma evrakları imzalanırken mutlaka görülür, bu masraf. Erken ödeme durumunda alınan erken ödeme ücreti de bun kapsamdadır. Bu iki alacakta haksız şarttır ve iadesi gerekir.

-İpotek kaldırma ücreti: sıklıkla iadesi görülen bir masraf da budur. Örneğin konut kredisi kullandınız, eviniz ipotek gösterildi. Taksitler tamamlanınca sizden bir de ipotek kaldırımı ücreti isteyeceklerdir. Bu da alınan haksız şartlardan biridir ve iadesi gerekir.

-Fazladan alınan faiz: Kredi sözleşmelerinde alınan faizler, denetime tabidir dolayısıyla bu faizlerin bir üst sınırı vardır. Ayrıca bazı durumlarda faize faiz yürütme gibi uygulamalara gidilmektedir. Bu şekilde alınan alacaklarda haksız şart sayılacaktır.

Bunlarla beraber krediler kapsamında taraflara bir sağlık sigortası gibi sigorta sözleşmesi imzalatılmaktadır. Tarafımızca, bu da en temel haksız şartlardan biri olarak görülmekte fakat Yargıtay böyle bir sigorta sözleşmesinin tüketicinde lehine olduğu gerekçesiyle, iadesini reddetmektedir. Umarız ilerleyen zamanlarda Yargıtay bu konudaki görüşünü değiştirir.

Sözleşmelere göre geriye dönük olarak 10 yıl içinde alınan masraflar iade edilebilir!

Son olarak söylenmelidir ki, kredi sözleşmelerinde alınan haksız şartlar yukarıdakilerle sınırlı değildir. Kapama ücreti, komisyon ücreti gibi değişik adlar adı altında masraflar alınmaktadır. Anapara ve normal faiz dışında alınan her para haksız şart olarak nitelendirilebilir.

Haksız Şartların geri alınma yöntemi

Yukarıda bahsi geçen haksız şartların bir iade prosedürü bulunmaktadır. Öncelikle bunların tespitini ekstrelerinizden, hesap bilgilerinizden, hesap özetlerinizden anlayabilirsiniz. Bunun dışında bankaya bir dilekçeyle başvurarak “tarafınızdan 10 yıl içinde haksız olarak alınan masrafların bildirilmesini ve iadesini talep edebilirsiniz.” Bankalar böyle bir durumda cevap vermekle yükümlüdürler. Masrafları bildirir fakat iade etmezler, yasal yollara başvurmanızı isterler. Sizinde başvurabileceğiniz iki makam vardır. İlki tüketici Hakem Heyeti(Her ilde kaymakamlık bünyesinde bulunur.) ve ikincisi ise Tüketici Mahkemeleridir. Burada dikkat edilecek husus, Belirli miktarın altındaki işlere, tüketici hakem heyetleri üstündeki işlere de tüketici mahkemeleri bakar. Bu sınır 2013 yılı için 1.191,52 TL dir. Bu miktarın altındaki işlerde tüketici heyetine başvurulur, üstündeki işlerde de tüketici mahkemelerine başvurulur. Yasal sınırın üstündeki bir alacak için tüketici heyetlerine de başvurabilirsiniz ancak alacağınız iade kararı kesin olmaz, yeniden tüketici mahkemesinde dava açmanız gerekir. İşte bundan sonra izlenecek aşama şöyledir;

Alacak yasal sınırın altındaysa: Bu durumda mutlaka tüketici hakem heyetlerine başvurmanız gerekir. Hakem heyetine başvuru dilekçeleri internetten rahatlıkla bulunabilir. Hakem heyeti muhtemelen birkaç ay içerisinde başvurunuzu kabul edecektir. Bulacağınız bir dilekçe ile nüfusunuzun bulunduğu yer kaymakamlığındaki tüketici hakem heyetine başvurmalısınız. Sorun çıkmaması için bir hesap ekstresi ve birde kapaklı dosya ile gidebilirsiniz. Hakem heyeti başvurunuz hakkında bir karar verecektir. Bu karar ilam niteliğindedir. İşte örnek bir hakem heyeti kararı;
http://www.kredikartiaidati.com/ImageGalleryHandler.ashx?id=a94f0be3-f903-4fa6-8a43-0e641836b8eb&blobId=e3f87873-8fb3-45ed-ae7f-083e719f4270&prefix=Fullscreen&cache=True

Hakem heyeti kararını verdikten sonra, banka kararın kendisine tebliği tarihinden sonra 15 gün içersinde karara itiraz edebilir. İtiraz Tüketici Mahkemelerine dava açma şeklinde olacaktır. Bundan sonra bir yargılama safhası başlayacak ve tüketici mahkemesi dosyayı inceleyerek bir karar verecektir. Banka 15 gün içerisinde itiraz etmezse kararınız kesinleşecektir. İcra aşamasına aşağıda değinilecektir.

Alacak yasal sınırın üstündeyse: Eğer alacağınız yasal sınırın üstündeyse Tüketici mahkemesine dava açmalısınız. Yapılacak bir yargılama sonucunda karar verilecektir. Alacağınız yasal sınırın üstündeyse, tüketici hakem heyetine de başvurabilirsiniz, fakat heyetin vereceği karar kesin nitelikli bir ilam değildir. Böyle bir durumda yukarıda değinildiği gibi dava açmalısınız. Yapılacak yargılamada heyet kararını delil olarak kullanabilirsiniz.

Kesinleşmiş kararı icraya koyma: Yukarıda anlatıldığı şekilde elde ettiğiniz ilamın ödenmesi için bir dilekçeyle bankaya başvurabilirsiniz. Fakat tüketicilerini çok seven bankalarımız(!) bu ilamı ödemeyeceklerini yasal yola başvurmanızı sizden gene isteyecektir. Bu durumda Adliyeler bünyesinde görev yapan icra daireleri kanalıyla, banka aleyhine bir icra takibi başlatmalısınız. Bu aşamada icra dairesi, bankaya bir ödeme emri gönderecektir. Bundan sonrası artık kolay, bankalar bir icra tehdidiyle karşı karşıya oldukları için mutlaka ödeme yapacaklardır.

Ödemenin nasıl olacağı süreci yukarıda anlatıldığı gibidir. Yukarıda yazılan süreç takip edilirse sağlıklı bir biçimde alacağa kavuşulacaktır.

Bu iş için gerekli Masraflar:
Bekli de tüketicileri en çok ilgilendiren, tüketiciler tarafından en çok merak edilen kısım budur. Hemen belirtelim, tüketici hakem heyetlerine başvuru için bir ücret gerekmemekte. Tüketici Mahkemelerine açılacak dava için ise 280,00 TL tutarında bir masraf gerekmektedir. Bu masraf Hukuk Muhakemeleri Kanunumuza göre dava açarken peşin alınmaktadır. Bu devletin aldığı yargılama gideridir. İcra aşamasında ise almış olduğunuz kesin kararları icraya koyarken 50,80 TL bir takip masrafı gerekmektedir. Bu masraf da takip açılırken peşin alınır.

Burada en önemli husus şudur! Gerek dava açarken gerekse de icra takibi başlatırken yapmış olduğunuz masraflar daha sonra bankalardan geri alınıp tarafınıza iade edilmektedir! Yani yapmış olduğunuz masrafları daha sonra asıl parayla beraber geri alacaksınız!

Hemen belirtelim tüketici hakem heyeti kararlarına bankalar tarafından yapılan itirazlarda, yani tüketici hakem heyeti kararlarına yukarıda anlatıldığı gibi bankalar tarafından açılan davalarda masraf bankalardan alınmaktadır.

Bu süreçte Bir Avukattan yararlanma: Yukarıda aktarılan süreç tüketici için baş ağrıtıcı ve yorucu olabilir. Zira her birey, her gün mahkemede hakim karşısında kendini savunmamaktadır. Dolayısıyla bu süreçte bir avukat yardımından faydalanmanız sizin yararınıza olabilir. Böyle bir durumda avukata sadece bir vekâletname çıkarak beklemeye geçersiniz, avukatınız süreç sonunda tahsilât yapıp size ödemenizi yapacaktır.

Avukatlık hizmetinden faydalanmanın bedeli: Tüketicilerin avukatlık ücretinden faydalanmaları şu şekilde olacaktır; Öncelikle avukata noterlikten bir vekaletname çıkarılır.(50 TL civarında) Bir de sürecin sonunda alacağınız tahsil edilince avukatlık kanununa göre miktarın %10la %20 si arasında(Genellikle %10 olur) bir miktar avukatlık ücreti, asıl alacaktan kesilir. Yani avukatlık hizmetinden faydalanmanın bedeli 50 TL vekâletname ücreti ve alacağınızın %10’u tutarındadır. Bu miktar karşısında, süreçte bir avukat tarafından temsil edilerek sürecin sıkıntılarını yaşamazsınız.

SORULAR
Bu bölümde akıllara sıklıkla takılan sorulara cevaplar verilmeye çalışılacaktır.

1-Benden haksız olarak alınan masrafı neden geri almalıyım?
Her birimiz günlük hayatta ihtiyaçlarımız için kredi kartı kullanmakta veya kredi kullanmaktayız. Çoğu zaman kredi kartı ile yapılan harcamalarımızı geri ödemeyeceğimiz düşüncesinde oluruz. Oysa ki ödeme aşaması sandığımızdan da sıkıntılı olur. Hepimiz para kazanmak için emek harcamaktayız. Yıllık 70 lira olarak kesilen bir kredi kartı aidatını diğer ödemeler arasında ufak görebilirsiniz, ama bu miktar evinize alınan bir bilgisayar veya aldığınız bir gömleğin fiyatı gibi değildir. Bu miktar, haksız olarak alınmaktadır. Bu miktar, para için, bazen bir gün, bazen günlerce çalışmaktayız. Karşılığı olmayan böyle bir parayı mutlaka geri almalıyız. 70 lira sadece kredi kartı aidatıdır, 2000 3000 küsür lira değerinde alınan haksız şartları düşündüğümüzde durum daha vahim olmaktadır.

2- Karşımızda kurumsallaşmış bankalar var nasıl paramızı geri alcağız?
Anayasamıza göre hukuk önünde tüm bireyler, her kişi eşittir. Bankalarda bir tüzel kişidir. Yani yargılama önünde tüketici yani sizler ne iseniz bankalarda odur. Eşit şartlar altında yargılanırsınız. Hatta tüketicilerin 1-0 önde başladığını söyleyebiliriz. Bu yüzden tüketicilerin cesaretli olmaları gerekir. Siz bu paralara sahip çıkmazsanız, bankalar ileride kullandığınız kredilerde daha değişik adlar altında haksız masraflar alabilir.

3- Her gün dosyamı takip etmek zorunda mıyım?
Tüketici hakem heyetlerine yapılan başvurular dosya üzerinden görülür ve bir karara ulaşılır. Burada sizin sadece başvurmanız yeterli. Ancak açılacak davalarda duruşmanın gidişatını takip etmek için duruşmalara gitmeniz gerekebilir. İcra safhasında da bir takip talebiyle icra dairelerine başvurmanız yeterlidir. Dosyanıza para yatınca ayrıca paranın tarafınıza iadesi için tekrar gitmelisiniz

4- Bir Avukat yardımından faydalanmak için ne kadar para ödemeliyim
Özellikle Tüketici mahkemelerine açılacak davalar, bir mahkeme önünde yargılamayı beraberinde getirecektir. Böyle bir durumda bir avukattan yardım almanızı öneririm. Bir avukattan alacağınız yardım neticesinde ödeyeceğiniz para;
-Noterden çıkaracağınız bir vekaletname(50 TL civarında)
-Dava açılması için devletin aldığı 280 TL harç(Daha sonra bankadan alınıp tarafınıza iade edilecek!)
-İcra takibi başlatmak için icra müdürlüğüne ödenen 50,80 TL takip masrafı(Daha sonra bankadan alınıp tarafınıza iade edilecek!)
-Son olarak avukatın asıl alacak üzerinden yapacağı %10luk kesinti(avukatlık ücreti)
Örneğin 2000 TL lik bir davada;
50 TL vekalet ücreti harcarsınız.
280 TL Dava masrafı
50,80 TL takip masrafı verirsiniz
-Süreç boyunca cebinizden çıkacak para 380,80 TLdir.
-Yargılama sonunda 2000 TL ve faiz olarak da 100 lira kazandınız diyelim, toplam 2100 TL
-Avukatınızın size ödeyeceği para 2000 TL asıl alacak+100 TL faiz+ 280 TL dava masrafı+50 TL takip masrafı- 210 TL vekalet ücreti = Toplam 2220 TLdir.


Sonuç olarak, bankalar tarafından sizden haksız olarak alınan masraflara göz yummayın. Bu hak size kanunlar tarafından sağlanıyor, haksız olarak ödediğiniz paraların iadesi için yasal yollara başvurunuz.

Mehmet gerem - Avukat(İzmir Barosu)
D.E.U. Ekonomi Hukuku Yüksek Lisans Öğrencisi.




1
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Banka Kredilerinde Dosya Masrafı İadesi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Mehmet Gerem'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


[Yazıcıya Gönderin] [Bilgisayarınıza İndirin][Arkadaşa Gönderin] [Yazarla İletişim]
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
» Makale Bilgileri
Tarih
28-10-2013 - 19:41
(416 gün önce)
Yeni Makale Gönderin!
Değerlendirme
Şu ana dek 15 okuyucu bu makaleyi değerlendirdi : 14 okuyucu (93%) makaleyi yararlı bulurken, 1 okuyucu (7%) yararlı bulmadı.
Okuyucu
96105
Bu Makaleyi Şu An Okuyanlar (1) :  
* Son okunma 1 saat 6 dakika 31 saniye önce.
* Ortalama Günde 231,02 okuyucu.
* Karakter Sayısı : 20232, Kelime Sayısı : 2772, Boyut : 19,76 Kb.
* 11 kez yazdırıldı.
* 2 kez arkadaşa gönderildi.
* 13 kez indirildi.
* 34 okur yazarla iletişim kurdu.
* Makale No : 1718
Yorumlar : 0
Bu makaleye henüz okuyucu yorumu eklenmedi. İlk siz yorumlayın!
Makalelerde Arayın
» Çok Tartışılan Makaleler
» En Beğenilen Makaleler
» Çok Okunan Makaleler
» En Yeni Makaleler
THS Sunucusu bu sayfayı 0,09035206 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.